Anahtar Parti İl Başkanı Öztürk; “Çiftçiye sadaka değil, hakkını verin”
KAYSERİ (1HA)- Anahtar Parti İl Başkanı Elvan Öztürk; “Çiftçiye sadaka vermeyi bırakın! Bu milletin üreticisi sadaka değil, emeğinin tam karşılığını istiyor. Toprak Mahsulleri Ofisi’nin açıkladığı 2026 hububat alım fiyatları, çiftçiyle adeta alay etmektir. 2025’te ton başına 13.500 TL olan buğday fiyatını 16.500 TL’ye çıkarmakla övünenler, yüzde 22’lik bu artışı başarı gibi sunuyor. Arpada ise yüzde 16’lık artışla çiftçiye “idare et” deniyor” dedi.

Anahtar Parti İl Başkanı Elvan Öztürk, Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından açıklanan 2026 hububat alım fiyatları üzerinden eleştirilerde bulundu.
Konuya ilişkin yaptığı açıklamada Başkan Öztürk; “Çiftçiye sadaka vermeyi bırakın! Bu milletin üreticisi sadaka değil, emeğinin tam karşılığını istiyor. Toprak Mahsulleri Ofisi’nin açıkladığı 2026 hububat alım fiyatları, çiftçiyle adeta alay etmektir. 2025’te ton başına 13.500 TL olan buğday fiyatını 16.500 TL’ye çıkarmakla övünenler, yüzde 22’lik bu artışı başarı gibi sunuyor. Arpada ise yüzde 16’lık artışla çiftçiye “idare et” deniyor. Daha da vahimi; ton başına verilen 3.014 TL destek, sanki ürün fiyatıymış gibi gösterilerek kamuoyuna “müjde” diye sunuluyor. Bu açıkça bir algı operasyonudur. Çiftçinin aklıyla alay etmektir. Gerçekler ortada: Amonyum sülfat yüzde 104 artmış. Amonyum nitrat yüzde 84 artmış. Üre yüzde 76 artmış. DAP yüzde 56 artmış. Mazot yüzde 57 artmış. Elektrik yüzde 25 artmış. Girdi maliyetleri yüzde 50’den başlayıp yüzde 100’e dayanmışken, ürün fiyatına yüzde 16–22 zam vermek; çiftçiye “üretme” demektir. Bu, tarımı bitirme politikasıdır. Bu tablo; ülke gerçeklerinden kopmuş, üreticiyi görmeyen, tarımı yönetemeyen bir anlayışın eseridir. Bugün çiftçi tarlasını terk ediyorsa, bunun sorumlusu yanlış politikalar ve liyakatsiz yönetimdir” diye konuştu.
Sözlerinin devamında tarımın ve çiftçinin Türkiye için önemine değinen Başkan Öztürk; “Tarım bu ülkenin beka meselesidir. Ama bu gerçeği görmeyenler yüzünden Türkiye, kendi toprağında üretmek yerine ithalata mahkûm edilmektedir. Artık yeter! Plansızlık, programsızlık ve günü kurtaran politikalarla tarım ayakta kalamaz. Bu ülkenin bereketli topraklarını yeniden ayağa kaldırmak mümkündür; ancak bunun yolu belli: Liyakatli kadrolar, gerçekçi politikalar ve üreticiyi merkeze alan bir yönetim anlayışı. Çiftçinin hakkını vermeyen hiçbir sistem ayakta kalamaz. Türk tarımı, bu anlayış değişmeden düzelmez” ifadelerini kullandı.