Barsama’da 1 kişinin öldüğü 3 kişinin yaralandığı olayın duruşması görülmeye başlandı
KAYSERİ (1HA) - Barsama Mahallesinde meydana gelen ve 1 kişinin öldüğü 3 kişinin yaralandığı silahlı kavga nedeniyle açılan davada baba-oğul sanıkların yargılanmasına başlandı.
Olay 6 Mart tarihinde saat 22.00 sıralarında Kocasinan ilçesi Barsama Mahallesinde meydana geldi. İki katlı bir evde sebebi henüz bilinmeyen bir nedenle çıkan silahlı kavgada F.B., B.B., E.K. ve B.G. yaralandı. İhbar üzerine olay yerine jandarma ve sağlık ekibi sevk edildi. Yaralılar ambulansla hastaneye kaldırıldı. Olayda ağır yaralanan F.B. kurtarılamadı. Olayın şüphelisi olan ve kendisi de yaralanan B.G. ile babası Y.G. Kahramanmaraş’ın Göksun ilçesinde yakalandı. Silahla yaralanan B.G. tedavi edildikten sonra cezaevine gönderildi. Olay nedeniyle B.G. ve babası Y.G. hakkında dava açıldı. Davanın ilk duruşmasına tutuklu sanık B.G., müştekiler B.B., E.K., A.K. ve mağdur E.K. ile taraf avukatları katıldı. Tutuksuz sanık Y.G. duruşmaya Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı.
TUTUKLU SANIK B.G.: ATILI SUÇLARI BEN İŞLEMEDİM, MAKTULÜ
BEN ÖLDÜRMEDİM
Mahkemede konuşan tutuklu sanık B.G., “Maktul F.B.
ağabeyimin eşinin kardeşi olur. Diğer sanık Y.G. ise benim babam olur. Diğer
tarafla alakam yok. Mağdur E.K. kız kardeşimle evlidir. Müştekilerden A.K.,
maktulün babası. Eniştem olan mağdur E.K.’nin askerliği Kayseri’ye çıkmıştı.
Onun için beş kişi geldik. Aile dostumuz A.E.’nin evine misafir olduk. Saat
21.30 sıralarında, ben buraya geldiğimizde maktulün babasını, maktulün eşi
E.K.’yi gördüm. Ben onların misafir olduğu eve gidene kadar maktul ve ailesinin
orada olduğunu bilmiyordum. E.K.’yi ertesi gün birliğine teslim edip geri
Denizli’ye dönecektik. Ben salonda ev sahibi A.E., bir komşusu, Y.D., maktulün
babası, babam ve ben salonda oturuyorduk. Büyüklerin yanında içemediğim için
dışarı sigara içmeye çıktım. Kar yağıyordu, arka odaya geçtim. Maktul bu odada
oturuyordu. Mırıldanarak küfür gibi bir şeyler dedi. Ben de ‘bana küfür
ediyorsan aynısını sana iade ediyorum’ dedim. Kulağımın üstünde 2-3 kez vurdu.
Silahı çekip bacağıma ateş etti. Odadakiler silahın üstüne atladı. Vurulduğumu
fark etmedim, ben de silaha hamle yaptım. Silah birkaç kez patladı. Vurulduğumu
hissettim. Benden başka yaralanan olup olmadığını fark etmedim. Sekerek çıktım.
Babam benim vurulduğumu görünce koluma girdi, hastaneye götürecekti. ‘Bunlar
beni bulur ve öldürür’ diye korktum. ‘Başka şehrin hastanesine sür’ dedim,
gittik. Göksun tabelasını gördüm, Göksun’a vardık. Polis çevirdi, durduk,
yakalandım. Aramızda husumet yoktu. Sadece 1.5 yıl önce sosyal medya ve
telefonda küfürleştik. Yayında alkol kullanıyordu, ‘afiyet olsun’ dedim. ‘Abi
diye niye yazmadın’ diye küfür etti. O edince ben de ettim, karşılıklı
küfürleştik. Aramızdaki tek şey buuydu. Maktul, anne ve babasıyla Denizli’de
bulunmuşlardı ve irtibatları vardı. Silahı kendileri temin etmişlerdir.
Tanıkların soruşturma aşamasında verdiği ifadeler iftira. Göksun’da hastaneye
götürüldüm. Durumum ciddi olduğu için Kahramanmaraş’a götürdüler. Orada tedavi
oldum. Pişmanım. Atılı suçları ben işlemedim. Maktulü ben öldürmedim. Yaralanan
2 kişiyi ben yaralamadım, boğuşmada olmuştur. Babam kesinlikle bana silah
vermiş değildir” ifadelerini kullandı.
Tutuksuz sanık Y.G. ise, “Damadımız E.K.’yi vatani görevi
için Kayseri’ye getirdik. Aile dostum A.E.’yi ziyaret edecek, orada kaldıktan
sonra ertesi gün Denizli’ye geri dönecektik. Misafir olacağımız eve gittik. Biz
yaşlılarla salonda oturuyorduk. Maktul ve eşinin oraya geleceğinden bilgim
yoktu. Eve gittik, selamlaştık, odaya geçtik. Çocuklar bize çay servisi
yaptılar. İkinci çayları içerken arkadaki odadan silah sesi duyduk. Odaya doğru
girdik. Oğlumu gördüm, ‘Ne oldu?’ dedim. Oğlum ‘Vuruldum’ dedi. ‘Kim vurdu?’
dedim, maktulün vurduğunu söyledi. Ben oğlumu alıp dışarı çıkardım, hastaneye
götürecektim. ‘Oğlum burada bir hastaneye gitmeyelim, onlar da hastaneye gelir
zarar verirler’ dedi. Öncesinde karşı tarafla aramızda su sızmazdı. Çocuk
yanımda yaralı olduğu için panikledim, kafam çok dalgındı. Göksun’a varmışız,
çevirme vardı, polislere teslim olduk. Ben oğluma silah vesaire vermedim.
Silahı Denizli’den getirmedik. Oğlumla maktulün 2 yıl önce biraz küfürleşmeleri
olmuş, o gün arabada öğrendim onu” diye belirtti. Sanık avukatları olayın bir
karmaşa içerisinde olduğunu belirterek sanık B.G.’nin de yaralandığını
belirtti.
MAKTULÜN MÜŞTEKİ OĞLU: ELİNDE SİLAHLA GİRDİ, BABAMA İKİ
EL ATEŞ ETTİ
Maktulün oğlu B.B., “Müştekilerden A.K. dedem olur,
sonradan soyadını değiştirdi. Ben olay öncesinde 2017 yılında tutuklu sanığı
görmüştüm. Tutuklu sanık dedemin amcasının oğlu olur, tutuksuz sanık da amcam
olur. Üvey annemin yeğeni burada askerlik yapacaktı, onu görmek için gittik.
Sanıklar gelince bahçeye indik. Babam geldi, onlara ‘hoş geldin’ yaptı. Biz çay
servisi yapıyorduk. Sonra tutuksuz sanık Y.G. kaş göz yaptı, oğlu ile dışarı
çıktılar. Tutuklu sanığın babası, tutuksuz sanık Y.G. odaya geri girdi. Tutuklu
sanık B.G. elinde silahla girdi, babama iki el ateş etti. Ben ayağa
kalkıyordum, bana da ateş etti. Ben bayılıp yere düşmüşüm, gerisini
hatırlamıyorum. Babam, tutuklu sanık ve kardeşiyle 2017-2018 yıllarında kavga
etmişti. Ertesi gün tutuksuz sanık silahla gelerek bahçede havaya 2 el ateş
etmişti. Dedem babama ‘taşınalım’ dedi, biz de Kayseri’ye taşındık” dedi. Sanık
avukatının silahla çekilmiş fotoğraflarını göstermesinin ardından müşteki B.B.,
“Bir arkadaşın düğününde çekilmiş fotoğraflardır, onlar da kurusıkı zaten”
dedi. Müşteki A.K. de, “Maktul F.B. oğlum, müştekilerden E.K. de damadım olur.
Biz de onu askere uğurlamak için A.E.’nin evine misafir geldik. Bunlar geldi,
‘hoş geldin’ dedik, oturduk çay içtik. Y.G. ile B.G. odadan çıktı, sonra Y.G.
geldi, B.G. ise gelmedi. Aradan 5-6 dakika geçtikten sonra silah sesi duyuldu.
Sesin geldiği odaya gittik, oğlum F.B. kanlar içinde yatıyordu, torunum E.K. de
yaralıydı. Ben sanığın elindeki silahı çektim, şarjör çıktı, silahı evin içinde
bırakmış. Husumet canlı yayında küfürleşmeden başlamış. Y.G. ve ağabeyi benim
oğluma ‘seni vurduracağım’ demiş. Biz de Denizli’deydik, bizim çocuklarla
Y.G.’nin çocukları kavga etmiş. Y.G. eve geldi, havaya ateş etti. Y.G., oğluma
‘kefenini hazırla, seni vurduracağım’ dedi. B.G. babasından habersiz bir şey
yapmaz, eskiden tanırım, şikayetçiyim. Ben soyadımı sevmediğim için
değiştirdim. Oğlum ya da torunum silah taşımaz” diye konuştu.
MAKTULÜN EŞİ: 4 YAŞINDAKİ KIZIMIN GÖZÜ ÖNÜNDE BABASI
VURULDU
Maktul F.B.’nin imam nikahlı eşi E.K. ifadesinde,
“Tutuklu sanık benim amcamın oğlu olur. Akrabam olan E.K. ve babam Kayseri’ye
gelecekmiş, ‘hoş geldiniz’ demek için gittik. A.E.’nin evine vardık, karşı
taraf geldi, karşıladık. Çay servisi yaptık, yemek hazırladık. Eşim salonda
biraz oturdu. Bunlarla eski bir davası varmış, o nedenle başka odaya geçti.
‘Y.G. ile aramızda kötü bir şey geçmesin, babana ayıp olur’ dedi. Eşim ile S.E.
karşı odaya geçtiler. Ben de salona çay servisi yaptım. İkinci kez çayları dolduruyordum.
Y.G. belinden silahı çıkardı, B.G.’ye verdi, o da beline koydu. Ben de eşimin
bulunduğu yere çayı götürdüm. Eşime çay verip yanına kapının arkasına kızımla
oturdum. B.G. içeri girmeden kapıdan 3 el ateş etti, eşimi vurdu. B.B. kalktı,
onu da vurdu. Kızıma ateş edecekti, ben kızımın üstüne kapandım, silah tutukluk
yaptı. E.K. eşimi korumak isterken vuruldu. Kardeşimi bizi korumak için vurdu.
Yere düştü, ben kaçmasın diye tuttum. Babası geldi, onu elimden aldı, kaçtılar.
Ambulans ve jandarma geldi. Eşim silah kullanmaz, silahın eşimin olduğunu
söylüyorlar, parmak izinin çıkartılmasını istiyorum. Şikayetçiyim. Eşimin B.G.
ile alıp veremediği yoktur. Bu işin azmettiricisi B.G.’nin babası tutuksuz
sanık Y.G.’dir. Psikolojik tedavi görüyoruz. 4 yaşındaki kızımın gözü önünde
babası vuruldu. Tutuklu sanık B.G., “Mermilerin 6’sını eşime, 2’sini B.B.’ye,
birini kardeşim E.K.’ye ve birkaçını da etrafa sıktı” dedi. Tanıklar
dinlendikten sonra mahkeme heyeti sanıkların mevcut hallerinin devamına karar vererek
eksiklerin giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.