Çocuk Gelişimci Soyçolak, “Çocuk gelişiminde sınırları baştan koymalıyız"
KAYSERİ (1HA) – Eğitimci ve Çocuk Gelişimci Ahsen Soyçolak; ebeveynlerin, çocuk gelişiminde sınır koyma yaklaşımının önemli bir rol oynadığını belirterek, “Sınırları baştan koyarsak bunların bir sorun yaşamayacaksınız. Ama sınırları sonradan koymaya çalışırsak ya da yeni fark ettiğimiz durumlar varsa bunlar için sancılı bir süreç olabilir” dedi.

Eğitimci ve Çocuk Gelişimci Ahsen Soyçolak, Kayseradar ve Radyoradar
ortak canlı yayınındaki "Geleceğe Mektuplar" programına katılarak,
moderatör Aile Platformu Başkanı Ahmet Avanlıer'in
sorularını yanıtladı.
Soyçolak, çocukların gelişiminde ebeveynlerin sınırlarını
baştan koyması gerektiğine dikkat çekerek, “Ebeveyn olarak hem kendi
sınırlarımızı hem de çocuklarımıza sınırlarını öğretmeliyiz. Şimdi benim çocuğum
evet, evin içinde özgür. Ben istediğimi yaptırabilirim ona, en çok şey söyler
anneler. Çok küçük yaş grubundan bahsediyorum; hocam duvarları boyamasına engel
olamıyorum. Boyayacak, keşfedecek evet ama demiyorum ki kocaman duvarları boyasın
değil. Ama diyeceğiz ki mesela elektrik bandı var, bantı çektik çok mu boyamak
istiyorsun burayı boyayabilirsin diyeceğiz. Kendi odasında kendi alanında buna müsaade
edebiliriz. Ya da ana sınıfında neler yapılıyor derseniz. Sınıfımda dikdörtgen örtülerim
var benim. Karşılıklı oturtuyorum çocukları, diyorum ki burası senin alanın
diğeri senin alanın. Ne yaptım? Örtüyle sınırı çizdim. Burada oynayacaksın,
diğer arkadaşından ihtiyacın olan bir şey olduğunda alabilir miyim? Buna ihtiyacım
var verebilir misiniz, diye seslenirseniz arkadaşınız size destek olur. Bu çok
basit ve serbest zamanda uygulanabilecek bir şey. Şimdi sınırları çizmezsek
yapamayız. Şimdi diyoruz ki asla sana telefon yok, bitti, ekranı yasakladım. Tamam
yasakladın, kararlısın, o gün çok sinirlisin. Ertesi gün arkadaşımızla kahve
içmeye gittik, ama çocuk oturmuyor, müsaade etmiyor. Al şu telefonu da 5 dakika
şunu izle ama 5 dakika. Şimdi ne yaptım ben, sınır ihlali yaptım. Çocuk ne
yaptı, demek ki ben annemi zorlarsam bunları yaptırabilirim. O da sizin sınırlarınızı
zorluyor ve diyor ki ben bunu hallederim. Ağlarsam olur, baktı ilk ağlamada
olmadı, biraz daha sesi yükseldi yine olmadı. Baktık kendini yere attı,
atabilir. Bunun için sınırları geç kalmışlar için söylüyorum. Sınırları baştan
koyarsak bunların hiçbirini yaşamayacaksınız. Ama sınırları sonradan koymaya
çalışırsak ya da yeni fark ettiğimiz durumlar varsa bunlar için sancılı bir
süreç olabilir. Ağlayacak, bir gün ağlar maksimum üç gün ağlayabilir. Ama 3 günün
sonunda onu ağlamaya terk etmek değil tabi ki anlatmaya çalıştığım. Ağlarken yanında
olacaksınız göz hizasına inmek zorundayız. Şimdi tersten düşünecek olursak o
çocuk bizi devasa olarak görüyor. Onun göz hizasına inmek bu yüzden önemli.
İletişim kurarken biz onları buna sağlarsak yarın bir gün o da bize bu şekilde
geri dönecek” dedi.
Fotoğraf Galerisi
