Ekonomist Uzunoğlu'dan yatırımcılara tavsiye: “Altın alacaksanız yavaş yavaş, satacaksanız tedbirli olun”
KAYSERİ (1HA) – Ekonomist Ömer Uzunoğlu, Amerika ile İran arasındaki savaşın devam ettiği sürece altın ve gümüş fiyatlarının yukarı doğru çıkmayacağını belirterek, “Yatırımcının her şeye rağmen soğukkanlı olmasını öneriyorum. Alacaksa yavaş yavaş, satacaksa da biraz daha tedbirli olmasını ve satmamasını öneriyorum” dedi.

Ekonomist Ömer Uzunoğlu, Amerika ile İran arasındaki savaşın
küresel piyasalar üzerindeki etkilerini değerlendirerek yatırımcılara
soğukkanlı olmaları çağrısında bulundu.
Uzunoğlu, yatırımcıların altın alacaklarsa yavaş yavaş, satacaklarsa
tedbirli olmaları gerektiğini belirterek, “Öncelikle hafta Amerika-İran
çekişmesiyle başladı. Çok büyük ihtimal görüntü olarak sanki anlaşmaya yakın
gibi olsalar da iki tarafta bu işin belki de olmaması için mücadele ediyorlar.
Sonuç olarak mutlaka anlaşma olacak ama bu uzun bir süreç alacak gibi.
Özellikle o 2 aylık süreyi tahmin ediyorum ki dengeli şekilde götürmeye çalışacaklar.
Muhtemelen dünya 2026’yı bu çekişmeyi izleyerek geçirecek. Altın ve gümüş fiyatları
savaş devam ettiği sürece kesinlikle yukarı doğru çıkmıyor. Yatırımcının her
şeye rağmen soğukkanlı olmasını öneriyorum. Alacaksa yavaş yavaş, satacaksa da
biraz daha tedbirli olmasını ve satmamasını öneriyorum. Merkez Bankası halen
altın alıyorlar, gümüş alıyorlar ama spekülatörler özellikle insanları tuzağa
düşürebilmek için her türlü entrika ve oyunu çeviriyorlar” dedi.
ASIL ODAKLANMAMIZ GEREKEN, HAYAT PAHALILIĞI, ENFLASYON,
ASGARİ ÜCRET
Türkiye’nin asıl odaklanması gereken konuların hayat
pahalılığı, enflasyon, dar gelirlinin durumu ve asgari ücret olması gerektiğini
ifade eden Uzunoğlu, “Bizim başımızdaki en büyük sıkıntılarda biri de butlan.
Aslında biz hayat pahalılığına, enflasyondaki çıkışa, dar gelirlinin durumuna
ve asgari ücrete odaklanmamız gerekirken butlan diye bir söylemi ortaya
attılar. Biz bunun üzerine çalışıyoruz, didiniyoruz. Dolayısıyla şunu düşünmek
lazım, bana ne butlandan. Bana ne AK Parti’den, CHP’den, diğer partilerden.
Benim derdim aslında geçim olması lazım. Yatırım, üretim ve ihracat için neler
yapılabilir? Daha rahat kredi nasıl sağlanabilir? Son 4 ayda 1,1 trilyon TL faiz
ödedik biz. Harcadığımız bu 20 milyar doları tarıma yatırsak ihya olurduk,
sanayiciye kredi olarak versek çok kolay üretim ve ihracat yapabilirdik.
Esnafımıza versek yüzü gülerdi ancak uluslararası tefecilere, rantçılara ve
Türkiye’deki iş birlikçilerine çalışıyoruz. Bir diğer açıdan Türkiye nüfus
olarak Avrupa’daki en genç nüfusa sahip. 15-34 yaş arasında 24 milyon gence
sahibiz. Bu gençlerden 6 milyonu ev genci oldu. Çok dramatik bir durum ne
okulları ne de işleri var. 12 yıl emek veriyorsunuz devamında 4 ya da 6 yıl
daha okuyup üniversiteyi bitiriyorsunuz. Elinize bir kağıt parçası veriyorlar
ve iş yapabilme şansınız hiç yok. Dolayısıyla gençleri sanata yönlendirmediğimiz
sürece, yalnızca diploma için bu gençleri okutursak bu ülkenin bir yere
varabilme şansı yok. Zaten ülkede yatırım, üretim ve istihdam durdu. Yatırım, üretim
ve istihdam olabilmesi için öncelikle bir; güvenilirlik, iki; istikrar olması
lazım. Görebildiğimiz kadarıyla ülkemizde bu ikisi sıkıntılı. Umarım içerisinde
bulunduğumuz hafta, geçtiğimiz haftalardan daha iyi olur diyorum ama maalesef
yaşadığımız gerçeklere baktığımızda onun öyle olmadığını, sürekli olarak çemberin
sıkıştığını görüyoruz” ifadelerini kullandı.
Fotoğraf Galerisi
