Asayiş

Erkek arkadaşının ölümüyle suçlanan kadının yargılanmasına başlandı

KAYSERİ (1HA) - Kayseri’de S.C. isimli erkek şahsın hayatını kaybettiği olay nedeniyle tutuklanan F.Z. isimli kadının yargılanmasına başlandı.

İlyas Kaplan·
Erkek arkadaşının ölümüyle suçlanan kadının yargılanmasına başlandı
Olay, 11 Ocak saat 18.00 sıralarında Melikgazi ilçesi Selçuklu Mahallesi Uzunyol Sokak’taki 5 katlı binada meydana geldi. Binanın teras katında F.Z. (34) ile erkek arkadaşı S.C. (20) arasında henüz bilinmeyen nedenle tartışma çıktı. Kısa sürede büyüyen tartışma bıçaklı kavgaya dönüştü. Kavgada F.Z., erkek arkadaşı S.C.’yi bıçakla yaraladı. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralı, ambulansla Kayseri Şehir Hastanesi’ne kaldırıldı. Ağır yaralanan S.C., kurtarılamadı. Şüpheli F.Z., gözaltına alındıktan sonra tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olay nedeniyle açılan davanın ilk duruşmasına tutuklu sanık F.Z., olayda hayatını kaybeden S.C.’nin müşteki annesi ve babası ile taraf avukatları katıldı.
TUTUKLU SANIK F.Z.: ÇOK PİŞMANIM, KEŞKE YAŞANMASAYDI
Mahkemede savunmasını yapan tutuklu sanık F.Z., “Biz S.C. ile olaydan 2 sene önce işyerinde tanıştık. Yaklaşık 5 ay sonra sevgili olduk. İlişkimiz bir buçuk sene sürdü. Ben erkek kardeşimle birlikte yaşıyordum. Ama erkek kardeşim sürekli yurt dışına çıkıyordu. Maktul S.C. o zaman eve geliyordu. Ben onun ailesiyle hiç yüz yüze gelmedim. Annesiyle telefonda görüştük. Annesi benim S.C.’den ayrılmam için baskı yapıyordu. Ben yaş olarak ondan büyüktüm ve öncesinde evlilik yaptığım için arkadaşları da ailesi de beni istemiyordu. Biz yine de görüşüyorduk. Küsüp barıştığımız oluyordu. Kavga edip geri konuşuyorduk. S.C. askere gitmeden önce aramızda gelgitler oluyordu. Askere uğurlama gecesine beni de çağırmıştı. Davetliler arasına karışmayacaktım, uzakta birkaç dakika görüşüp gidecektim. S.C. askere uğurlama gecesinde kendisini kadınla gördüğüm için kavga çıkardığımı yönünde ailesine söylemiş olabilir, öyle bir şey olmadı. Askere gitmeden çok önce beni aldattığında da tehditvari mesajlar attığım oldu ama hiçbir şey yapmadım. Sonra tekrar barışmıştık. Askerliğinin bitmesine 3 ay kalana kadar konuşmamız devam etti. 19 Eylül’den sonra görüşmedik. Askerden geldikten sonra bana sosyal medya hesabımdan ulaştı. Ailesi bizim konuştuğumuzu öğrenmiş. Annesi, o askerdeyken bir kızla olan bir görselini gösterdi. Ben de o anın siniriyle ağustos ayındaki tehditvari mesajlar gönderdim. Beni bir kez tehdit ettiğinde ‘Sosyal medyada hangi görselini paylaşayım?’ dedi. Öldürmeyi hiç düşünmedim. 19 Eylül’den itibaren o askerden gelip bana yazana kadar kendisiyle hiç irtibata geçmedim. 6 Aralık’ta ben sosyal medyadan video paylaştım. O, bana ‘Sabah işe gitmeyecek misin? Yatıp uyusana’ yazdı. Ben de başta biraz tripli konuştum. Sonra tekrar konuşmaya başladık. Olay tarihine kadar da her hafta sonu görüştük. Ailesi bizimle görüşmesini istemediği için, ‘Görüşeceğimiz kesin değil, kaptırma kendini’ diye mesaj atmıştır. O öyle yazınca ben de ‘Yarın son kez, vedalaşalım’ demişimdir. Çünkü yürütemiyordum. Son kez oturalım, konuşalım, ayrılalım diye yazdım. Olay günü eve geleceğini, bina kapısını açmamı istedi. Saat 16.30 gibi geldi. Görüştük, yemek falan yedik. Banyoda tartıştık. Ben banyodan çıktım. Salona doğru yürümeye başladım. Ağabeyime fotoğraf göndermekle tehdit etti. Çok korktum. Mutfağa gittim, ekmek bıçağını aldım. Banyoya doğru ilerledim. Yan duruyordu. Geldiğimi fark etmedi. Bir daha bana yazmasın, korksun, gitsin diye diz kapağının üst tarafına vurdum. Fark etti, bana saldırmaya başladı. Çok korktum. Bıçağı elimden almaya çalışıyordu. Bana saldıracağını düşündüm, diğer bacağına kasık kısmına salladım. İlki ile ikincisi arasında sanırım 1 dakika kadar süre geçti. İkinci kez bıçağı vurduğumda hâlâ bıçağı almaya çalışıyordu, çok geçmedi, düştü. Kendisini çeviremedim, gücüm yetmedi. O düşer düşmez kardeşimi aradım. O polisi aradı, sonra ambulansı aradım. Kardeşim, komşusu geldi. Ben S.C.’nin yanına koştum. Ambulans evi bulamamış. Başka yöne gidiyordu. O nedenle koşarak ambulansı getirmeye gittim. Polisler geldi, hep beraber eve çıktık. Askere gitmeden önce 2025 Mayıs’ında hamile kalmıştım. O da biliyordu. O gün buluştuk. Benim karnıma falan vurmuştu. Beni dövmüştü. Karnımdaki bebek 40 günlük falandı. O olaydan sonra bebek kendiliğinden düştü. Çok pişmanım. Keşke yaşanmasaydı. Ben böyle olacağını bilseydim, görüşmezdim. Ben bacağından bir şey olmasın diye bıçakladım” ifadelerini kullandı.
MÜŞTEKİ M.C.: ‘OĞLUN YA BENİMDİR YA TOPRAĞINDIR’ DEDİ
S.C.’nin müşteki olan annesi M.C., “Maktul S.C. benim oğlum olur. Bu kadınla tanışmış. Sanık sosyal medyadan beni buldu. ‘Oğluna söyle engelini kaldırsın. Ya benimdir ya toprağımdır’ dedi. Emniyete gittik, savcılığa başvurduk. İşlem yapıldı. Nasıl olduysa anlamadım; ben orada sanık oldum, bu müşteki. Benim 10 yaşında bir oğlum daha var, S.C. ona zarar vermesinden korkuyordu. Asker gecesine sanık gelmiş, görmedim. Oğlum bir ara kayboldu. Arkadaşlarına sordum. Onlar da görmemiş. Beraber aramaya başladık. Bir süre sonra geldi. Yüzünde ve boynunda izler vardı. Darp edilmiş gibiydi. Oğlum sanığı her yerden engellemişti. Sanık bizi buldu. Biz engelledik ama bu kadın durmuyordu. Bizi engelliyorduk, akrabaya yazıyordu. Akrabalar ‘Bunu başımızdan alın’ diyordu. Eşim ağabeyine ulaştı. Ağabeyi ‘S.C. çok yaşamayacak’ dedi. Biz bu nedenle oğlumu askere terminalde değil, başka yerden bindirdik. Olay günü saat 19.00 sıralarında hastane polisi aradı. Gittiğimizde öğrendik. Bizim mahallede markette çalışan K.Y. isimli kız vardı. Kızı oğluma yakıştırdım. Kıza annesiyle tanışmak istediğimi, ‘Oğlum askerde, gelince annenize misafir olmak istiyoruz’ dedim. Kız bana ‘Oğlunla bir konuşayım, kafamız uyarsa siz annemle görüşürsünüz, yoksa hiç boşuna konuşmazsınız’ dedi. Bu kızı bulmuş, ona da yazmış. Askerden geldikten sonra görüştüklerini bilmiyordum. Şikayetçiyim” dedi.
MÜŞTEKİ O.C.: AİLECEK TEHDİT EDİLDİK
Olayda hayatını kaybeden S.C.’nin müşteki babası O.C., “Maktul benim oğlum olur. Bunları öğrendik, kızın ağabeyi ile temasa geçtim. Ağabeyi, ‘Oğlunu al, gel konuşalım’ dedi. Ağabeyi oğluna ‘Benim kardeşim 34 yaşında, sen 20 yaşındasın, ondan sana eş olmaz. Daha önce 2 evlilik yaptıysa onlara eş olurdu’ dedi. Oğlum da ‘Ben 34 yaşında olduğunu bilmiyordum, 20 yaşında sanıyordum’ dedi. Ağabeyi ‘Kız kardeşimle uzak dur’ dedi. Ben de ‘Oğlumu uzak tutacağım’ dedi. Bu tehditvari mesajlar attı. ‘Askere gidemeyecek, asker gecesi etek giydireceğiz’ dedi. Askerden sonra oğluma ben kamyonet almıştım. Oğlum işinde gücündeydi. Olay günü sabah benim işyerime geldiler. Araç parçalarını boyamıştı. Ona ‘Yemek yaptırdım, 17.00 gibi hazır olacak, arkadaşlarını al gel’ dedim. 17.30-18.30 arasında aradım, mesaj attım, dönmedi. Arkadaşlarını aradım. Asker gecesinde oğlumun bunun geleceğinden haberi yoktu. Benim küçük çocuğumun okul önünde fotoğrafını, eşimin balkondan fotoğraflarını çekerek ‘Hanginizden başlayayım?’ diye tehditler etmiş. Eski eşi, eski eşinin kardeşi ve annesi bizim evin önünde beklemişler. Şikayetçiyim” diye konuştu. Daha sonra söz alan müşteki avukatı, “Maktul beş kez bıçaklanmış, S.C., banyodan çıkamamış. Sanık, maktule internet bankacılığı aracılığıyla 1 TL atarak açıklama kısmına ‘Engeli kaldırsana’ yazmıştır” ifadelerini kullandı. Sanık, müşteki avukatının beyanlarına, “Biz kavga etmiştik. Gizli numaradan arıyordu. O gün konuşmuştuk. Ona söylemem gereken bir şey vardı. O nedenle 1 TL’yi atıp açıklamaya öyle yazmıştım” dedi. Daha sonra tanıklar dinlendi. Tanıklardan sonra söz alan sanık avukatı ise, “Acılı aileye başsağlığı diliyoruz. Maktulün ailesi de arkadaşları da görüştüklerini bilmiyor. Asker gecesinde olanlar, tanıklar bir darp ya da bir eyleminin olmadığını dile getirmişlerdir. Keşke böyle bir şey yaşanmasaydı. O an başka çaresi olmadığı için olay gerçekleşmiştir. Yaralama 2 kez olmuştur. Diğerleri çiziktir. Adli kontrol şartıyla tahliyesini talep ederim” diye konuştu. Sanık ise, “Tanıklar yalan söylüyor. Sadece markette çalışan kadının anlattıkları doğrudur” dedi.
SAVCI MÜTALAASINI VERDİ
Duruşma savcısı mütalaasında sanığın tasarlayarak öldürme suçundan cezalandırılmasını talep etti. Müşteki baba O.C. mütalaadan sonra, “Asker gecesinde oğlumun yüzünde darp izi ve ısırma nedeniyle diş izi mevcuttur. Ben görünce oğluma bunları fotoğraflayarak belgelenmesini istemiştim. Telefonunda var” dedi. Sanık ise asker gecesi bir eylemi olmadığını belirterek, “Tasarlayarak kasten öldürme suçu işlemedim. O uzun boyluydu. Benim onun boynunu ısırmam mümkün değil. Çok pişmanım. Çocuklarımı çok özledim. Kesinlikle öldürme kastıyla bir şey yapmadım” ifadelerini kullandı. Mahkeme heyeti sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek eksiklerin giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

Fotoğraf Galerisi

Video