Eski eniştenin ölümüyle ilgili 4 sanığın yargılanmasına başlandı
KAYSERİ (1HA) – Kayseri’de, ablasının eski eşinin araç çarpması sonucu hayatını kaybetmesiyle ilgili 2’si tutuklu 4 sanığın yargılanmasına başlandı.

Olay, 21 Haziran günü saat 00.45 sıralarında Melikgazi ilçesi Bahçelievler Mahallesi Kadir Has Bulvarı’nda meydana geldi. S.Ö. (23) ile S.T. (23)’nin içinde bulunduğu otomobil, S.Ö.’nün eski eniştesi S.Ç.’ye çarptıktan sonra kaçtı. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Kazada ağır yaralanan S.Ç., kaldırıldığı Kayseri Şehir Hastanesi’nde hayatını kaybetti. Polis ekipleri, kazaya neden olan otomobili olay yerinden yaklaşık 2 kilometre uzaklıkta, S.Ö.’nün oturduğu binanın önünde park edilmiş hâlde buldu. S.Ö. ile S.T. daha sonra polisi arayarak teslim oldu. Gözaltına alınan S.Ö. ve S.T., emniyetteki işlemlerinin ardından çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. K.D. (22) ile E.İ. (23) ise şartlı tahliye edildi. Hayatını kaybeden S.Ç.’nin kazaya karışan araçtakilerden S.Ö.’nün, eski eniştesi olduğu öğrenildi. Olay nedeniyle açılan davanın ilk duruşması, yoğun güvenlik önlemleri altında yapıldı. Duruşmaya tutuklu sanıklar S.Ö. ve S.T., tutuksuz sanıklar K.D. ve E.İ., hayatını kaybeden S.Ç.’nin yakınları ve taraf avukatları katıldı.
TUTUKLU SANIK S.Ö.: KONUŞMAYA GİTMESEK EVE GELECEKTİ
Tutuklu sanık S.Ö., “Şahsın kişiliğini bildiğimiz için kalabalık gittik. K.D.’yi de kalabalık olalım diye aradık. Kendisi işinin olduğunu söyledi. Maktul saldırgan birisidir. Maktul bana ‘TOKİ Kavşağı’na gel’ dedi. Eve gelmesin, saldırmaya çalışmasın diye konuşmaya gitmek mecburiyetinde kaldım. Maktulün yanına giderken arabayı diğer sanık S.T. kullanıyordu. Ben yolcu kapısını açtım, inmek için hamle yaptım. Maktul belinden bıçağı çıkardı. Biz de geri kaçtık. O ara bıçağı arabaya attı. Biz kaçarken de arkamızdan fırlattı. ‘İkinizi de deşeceğim, çocuğumu geri alacağım’ dedi. Biz o gün konuşmaya gitmesek eve gelecekti. Bu nedenle geri konuşmak için döndük. ‘Bu gece sabah olmayacak, çok şey olacak’ dedi. Maktul üzerimize gelince aracı süren S.T. kaldırıma çarptı. Maktul kaçmaya çalışırken taş ya da bıçak atmasın diye camı kaldırmaya çalıştık. O ara kaputa ayaklarıyla basmak üzereydi. Sonra cam patladı. Araç kontrolümüzden çıktı. Biraz daha ilerledikten sonra durabildik. Yanına koştum. Kan gördüm. Ambulansı aradım. Aracı süren Selahattin geri geri geldi. Sonra araçtan indi, kamp sandalyesini eline aldı. Ama bir teması olmadı. Maktulün başını yere çarpmam vesaire bir eylemim olmadı. Oradan sonra aracı garaja koyduk. Olay günü yanına mecbur kaldığım için gittim. Keşke gitmeseydim.” diye belirtti.
TUTUKLU SANIK S.T.: BU OLAYDA GERÇEK MAĞDUR BENİM
Diğer tutuklu sanık S.T. ise, “Olay diğer sanık S.Ö.’nün dediği gibi oldu. Sadece olay anında aracı ben kullanmıyordum, o kullanıyordu. Olay anında S.Ö. aracın şoför koltuğundan indi. Maktule vuruyordu. Ben yan koltuktan sürücü koltuğuna geçtim. Ben elime kamp sandalyesi almadım. ‘Sen ne yapıyorsun? Gel’ dedim. Geri gittik. K.D. orada yoktu. ‘Ben gelmeyeceğim’ demişti. K.D., S.Ö.’ye ‘Burada biri var, o S.Ç. olabilir’ dedi. Başta S.Ö., ‘Bana konuşmaya gideceğiz’ dedi. Aralarında argo şekilde tartışma olmuş. İlk gittiğimizde maktul cami köşesinde duruyordu. Onun öncesinde S.Ö. ile eski eniştesi S.Ç. arasında telefon görüşmesi oldu. Biz gittik. Maktul bıçakla araca doğru, bize yönelerek koşmaya başladı. Biz kaçtık, araca bıçak çekti. Biz aralarındaki tartışma sona ersin istedik. Bu şahıs tekrar araca doğru saldırdı. S.Ö. araçla hamle yaptı. Ben ‘Ne yapıyorsun?’ dedim. Direksiyonu çevirdim. Maktul bize bıçak çektiğinde kaçmıştık. ‘Ambulansı ara’ dedim. Sanıklardan E.İ.’nin maktulün başında olduğunu bilmiyorum. Olaydan önce araçtan inen tek kişi S.Ö. idi. Ona 112’yi aramasını söyleyen bendim. E.İ. bu olayı görmemiştir. Bir müddet sonra beni evimin yakınına bıraktılar. Eve geçtik. S.Ö.’yü ablası aradı. Kazadan bahsetmiş. S.Ö. bana söyledi. Ablasının evinin yakınlarında buluştuk. S.Ö. ile ablası sarıldı. ‘Bile isteye olmadı, ben çarptım’ dedi. Ablası panik hâlindeydi. S.Ö. daha sonra polisi aradı. Kendisinin yaptığını söyledi. Üçüncü ifadede ablası bana ‘Bir şey olmaz, hastaneye kaldırırlar’ dedi. ‘Arabayı senin sürdüğünü söyle’ dediler. Ben böyle bir olaya karışacak değilim. Ben de tanımam, ailem de tanımaz. S.Ö. benim ona çarptığımı söylüyor. Benim kendisiyle bir husumetim, bir şeyim yok. Bu olayda gerçek mağdur benim.” ifadelerini kullandı.
TUTUKSUZ SANIK K.D.: “BU KADARINI YAPABİLECEKLERİNİ DÜŞÜNMEDİK”
Tutuksuz sanık E.İ., “Askere gitmeme 2-3 gün vardı. Arkadaşım K.D.’yi aradım, açmadı. Bir süre sonra TOKİ Kavşağı’nda olduğunu söyledi. Onun yanına gidiyordum, o sırada olayın gerçekleştiğini gördüm. S.Ö.’nün aracı patinaj çekerek kaldı. Yolun sağ şeridinde hareketsiz biri ayakta duruyordu. Aralarında 3-3,5 metre vardı. Araç vurdu, az bir şey gitti, sonra durdu. Sağ ön koltuktan S.Ö. indi. Araç ileri gitti, döndü, geri geldi. S.Ö., yerde yatan adamın kafasını eline aldı ve ‘Hani ben çocuktum ya’ dedi. Vurduğunu görmedim. Araç geldi. S.T. indi, kamp sandalyesini eline aldı. Bir iki kez savurdu ama yerdekine değdi mi, değmedi mi bilmiyorum. S.Ö., S.T.’yi araca bindirdi. Ben şoktaydım, hiç kıpırdamadım. K.D. aradı. Tramvay durağının orada olduğunu söyledi. K.D.’ye ‘Vurdular’ dedim. O da ‘Buraya gel’ dedi. Oraya gittim. K.D. arkadaşım olur. Diğer iki sanığı biliyorum ama samimi değilim. K.D., ambulansı aradıklarını söyledi. K.D.’ye, şahıs için ‘Gördüğün yerde vur’ demişler. O da ‘Manyak mıyım, niye vurayım?’ demiş. K.D. ile Beyazşehir tarafına gittik. Aracını bıraktı, benim aracıma bindi. ‘Durdur’ dedi, durdum. S.Ö. ile S.T.’nin bindiğini gördüm. Olayın şokuyla az gittim. Sonra kendi irademle indirdim. Kendime geldim. Önce ikisini oraya, sonra K.D.’yi evine bıraktım. Ben de evime geçtim. Ben askere gittim. O süre içinde eve kâğıt gelmiş. Askerden geldikten sonra ona istinaden aradım. Polis açtı, gittim, ifade verdim.” diye belirtti. Tutuksuz diğer sanık K.D. de, “Ben o gün tek başıma otururken S.T. aradı. S.Ö.’nün yanında olduğunu, onun ablasının eski eşiyle konuşacaklarını söyledi. S.Ö.’nün evinin yakınına davet etti. Ben ‘Gelemeyeceğim’ dedim. Sonra S.Ö.’nün evinin yakınlarında dolaşıyordum. Orada yoklardı. Onların otomobillerinin egzoz sesi yüksek olduğu için duydum. S.Ö., bir kişinin TOKİ Kavşağı’nın oraya geleceğini söyledi. Ben de gezerken o civarda birini gördüm. ‘Burada bir kişi var’ dedim. S.Ö., S.C.’nin küfür edip durduğunu söyledi. Bir şey çıkmasın diye ‘Polis falan gelir, uzaklaşın’ dedim. Ben olay yerinden uzaklaştım. ‘Gördüğün yerde dur’ mu dedi, ‘vur’ mu dedi, anlamadım. E.İ. panikle beni aradı. ‘TOKİ Kavşağı’ndayım’ dedi, telefonu kapattık. S.C.’yi de gördüm. Yola falan atladım. Maktulün elinde bir cisim vardı ama bıçak olduğunu görmedim. E.İ. gelince ‘Bunlar adama çarptı’ dedi. Yanına gittim, nasıl olduğunu sordum. ‘Arabayla çarptılar’ dedi. Daha sonra E.İ. ile peş peşe gittik. Evimin oraya aracımı bıraktım. Dönerken diğer iki sanık bindi. İkisine de kızdım, ‘Neden böyle bir şey yaptınız?’ dedim. ‘Polisi, ambulansı aradınız mı?’ diye sordum. ‘Aradık’ dediler. Onlar bir marketin önünde indi, ben de evimin orada indim. Ertesi gün S.T.’nin ağabeyi aradı. E.İ. ile buraya geldik. Polis beni olaydan yaklaşık 3 ay önce aradı. Biraz korktuk, biraz da bu kadarını yapabileceklerini düşünmedik. Benim bu suça herhangi bir yardımım yoktur” diye belirtti.
MÜŞTEKİLER: ŞİKAYETÇİYİM
Müştekilerden S.C.’nin annesi M.C., “Maktul benim oğlum olur. Şikâyetçiyim” dedi. Müştekilerden S.C.’nin babası Y.C., “Maktul oğlum olur. Gece polis aradı. ‘S.C. neyin olur?’ dedi. Oğlum olduğunu söyledim. Sabah vefat etti. Şikâyetçiyim.” ifadelerini kullandı. Müştekilerden S.C.’nin oğlu A.S.C., “Maktul benim babam olur. Sonuna kadar şikâyetçiyim” dedi. Müştekilerden S.C.’nin kardeşi H.B.C., “Ben öncesinde sanık S.Ö.’nün ağabeyimle telefonda tartışmalarına çok şahit oldum. Kendisine zarar gelmemesi için evden çıkarmak istemediğim çok oldu. Hepsinden şikâyetçiyim” diye belirtti. Müştekilerden S.C.’nin ağabeyi M.C., “Olayı görmedim. Şikâyetçiyim” dedi. Müştekilerden S.C.’nin kardeşi M.Ş.C., “Şikâyetçiyim. Olayın sabahında haberim oldu” ifadelerini kullandı. Müştekilerden S.C.’nin oğlu S.B.C., “Ben olayı görmedim. Sanıklardan şikâyetçiyim” dedi.
MAKTULÜN ESKİ EŞİ, TANIK S.Ö.:
Maktulün eski eşi ve tutuklu sanık S.Ö.’nün ablası olan tanık S.Ö., “Maktul benim boşandığım eşimdir. Boşandığım eşimle müşterek çocuğumuzun teslimi nedeniyle tartıştık. Olay öncesi öğle vakti S.T. aradı, açmadım. Müşterek çocuğumuzu bırakacağını söyledi. Normalde çocuğu getirir, evin önüne bırakır, kızım da yukarı kendi çıkardı. Biz beklemeye başladık. Saat 18.30’da gelecekti. Saat 20.00 oldu, gelmedi. ‘Ben kıza aldığım saati uyuşturucu için satmadım’ dedi. Kızım beni aradı, ‘Babam alkol aldı, gelip beni alır mısın?’ dedi. S.T. telefonu aldı, hakaret ve küfür etmeye başladı. ‘Niye çocuğun yanında alkol alıyorsun?’ dedim. O da ‘Bekle, çocuğu getireceğim. Getirince seninle konuşalım’ dedi. Ben de ‘Bu hâlde gelme, gerekirse yarın alırım’ dedim. ‘Senin öyle bir canını yakacağım ki hayatım boyunca unutamayacaksın’ dedi. Ben panik atak krizi geçirdim. Kardeşimi aradım. Kızımın alkol alan babasının yanında durmasını istemedim. Kızıma bir şey yapmasından korktum. Eski eşim cezaevinden olaydan altı ay önce çıkmıştı. Olayın gecesinde eltim aradı, ‘S.C. bir kaza yapmış, yaralı olarak hastaneye getirdiklerini söylediler’ dedi. Ben kardeşim S.Ö.’yü aramaya başladım. Ulaşamadım. Sonrasında tekrar aradım, açtı. ‘Ne yapıyorsun, neredesin?’ dedim. ‘S.T.’lerdeyim’ dedi. ‘Ben bir şey duydum, doğru mu?’ dedim. ‘Ne duydun?’ dedi. O gün eski eşimle buluşacağını bilmiyordum. ‘Bir şey mi oldu?’ dedim. ‘Kaza oldu, birazdan polise teslim olacağız’ dedi. ‘Çabuk buraya gel’ dedim. Ben aşağı indim. S.T. ile ikisi yanıma geldiler. ‘Ne oldu?’ dedim. ‘Elinde kocaman bıçak vardı, bize saldırmaya başladı. Korktuk, kaçıyorduk, çarptık’ dediler. ‘Arabayı kim kullanıyordu?’ dedim. S.T. ‘Ben kullanıyordum’ dedi. Ben karakolda S.T.’ye ‘Arabayı ben sürüyordum diye söyle, ben sana avukat bulurum’ gibi bir şey söylemedim. Kardeşim söylemişti, yaklaşık bir hafta kadar bıçağı aramıştık. Arkadaşımla bıçağı bulduk. Avukatımızı aradık. Polis göndereceğini, bıçağa hiçbir şekilde temas etmememizi söyledi. Polisi aradık. Bıçağı aldılar” dedi. Mahkeme heyeti, sanıkların mevcut hâllerinin devamına karar vererek eksiklerin giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.