Asayiş

Hunat’ta üç akrabasını öldüren sanık: Kendimi korumak istedim

KAYSERİ (1HA) – Kayseri’de 2022 yılında Hunat Mahallesi’nde üç akrabasını öldürdükten sonra yurt dışına kaçan ve üç buçuk yıl sonra Gürcistan’da yakalanarak Türkiye’ye iade edilen M.Y. hâkim karşısına çıktı. M.Y., duruşmada, “Üçü beraber saldırdılar. Ben kendimi korumak istedim. Ortalık karıştı. Silah elimde, sigorta gitmiş gibiydi. Nerede, nasıl yaptığımı hatırlamıyorum. Cenab-ı Allah beni yurt dışına götürdü. Sınırı da atla geçtim” dedi.

İlyas Kaplan·
Hunat’ta üç akrabasını öldüren sanık: Kendimi korumak istedim

Olay, 5 Ocak 2022 tarihinde Melikgazi ilçesi Hunat Mahallesi’nde meydana geldi. Aralarında husumet bulunan M.Y., Seyit ve Gaffar Mehmet Yılmaz kardeşler ile dayıları Serdar Yılmaz’la kavga etti. Silahların ve bıçakların çekildiği olayda M.Y., kuzenlerini ve dayısını sokak ortasında başlarından vurarak olay yerinden kaçtı. Hayatını kaybeden iki kardeş ve dayıları yan yana toprağa verildi.

Olayın ardından firar eden sanık M.Y.’nin yakalanması için çalışma başlatıldı. Müşteki taraf, sanık M.Y.’nin avukatı hakkında suç duyurusunda bulundu. Adalet Bakanlığının soruşturma izninin ardından sanık avukatı hakkında da “suçluyu kayırma” suçundan aynı dosya kapsamında dava açıldı. Sanık olarak yargılanan avukat, 11 Haziran 2025’teki karar duruşmasında beraat etti. Aynı duruşmada mahkeme heyeti, M.Y.’yi “suçluyu kayırma” suçundan önce 4 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı, ardından iyi hâl indirimi uygulayarak cezasını 3 yıl 9 aya düşürdü. Müşteki sanık O.Y. ile müşteki O.Y. ise yargılandıkları suçlar kapsamında para cezasına çarptırıldı. Dosyası ayrılan ve hakkında kırmızı bültenle yakalama kararı bulunan firari M.Y., üç buçuk yıl sonra Gürcistan’da yakalanarak Türkiye’ye iade edildi ve Trabzon’a getirildi.
GÜRCİSTAN’DA YAKALANAN SANIK KAYSERİ’YE GETİRİLDİ
Tutuklu sanık M.Y., Trabzon’dan SEGBİS aracılığıyla Kayseri’de görülen duruşmaya katıldı. Bir önceki duruşmaya cezaevinden katılan sanık, savunma yapmak istemediğini belirterek ifadesini mahkeme huzurunda vermek istediğini açıkladı. Gürcistan’da yakalanmasının ardından Trabzon’dan SEGBİS aracılığıyla Kayseri’de görülen duruşmaya katılan sanık M.Y., bugünkü duruşmada salonda hazır bulundu. Duruşma salonunda ayrıca iki oğlunu kaybeden müşteki A.Y., maktul S.Y.’nin kardeşi ve diğer maktuller S.Y. ile G.M.Y.’nin dayıları müşteki S.Y., olayda hayatını kaybeden S.Y. ile G.M.Y.’nin kardeşi O.Y. ve taraf avukatları hazır bulundu.
TUTUKLU SANIK M.Y.: BIKTIRDILAR
Tutuklu sanık M.Y., mahkemede, “Olayda hayatını kaybedenlerden S.Y., G.M.Y. ve kardeşleri O.Y. defalarca beni öldürmeye teşebbüs ettiler. Sürekli yolumu kestiler, bıktırdılar. Buradan gitmek istedim. Kayseri’yi, köyümü terk etmek istedim. Ama hayvanlarımız var, hemen bırakıp gidemiyorsun. 2020 yılında S.Y. ve kardeşi O.Y. bana ve hayvanlara zarar vermeye çalıştı. ‘Biz amcaoğluyuz, neden böyle yapıyorsunuz?’ dedim. O.Y. belinden silahını aldı. Sonra silah elime geçti. S.Y. geldi, vermedim. ‘Jandarmaya vereceğim’ dedim. S.Y. elini beline attı, eve kaçtım. Arkamdan ateş etti. Kurşun kulağımın yanından geçti. Bunlar gitti. Daha sonra daha kalabalık geldiler. Biz ahırdan çıkmadık. Anneme ağza alınmayacak şeyler söyledi. ‘Seni yaşatmayacağız’ dedi. Jandarmayı aradım, çok geç geldi. Orada amcam ve çocukları biraz cezaevinde kalsaydı eylemlerini artırmazlardı, bu olaylar yaşanmazdı. Bunlar, ‘Ne yapsak yapalım, bize bir şey olmuyor’ diye rahat davrandılar. Bunlar gözaltına alındığında, o zaman görevli olan karakol komutanı kendisini sürekli arayanlar olduğunu söyledi ve bana dikkatli olmamı belirtti” dedi.
“CENAB-I ALLAH BENİ YURT DIŞINA GÖTÜRDÜ. SINIRI ATLA GEÇTİM”
Tutuklu sanık M.Y., ifadesinin devamında, “Bize karşı eylemleri hiç durmadı ki. A.E. isimli tanıdığımın aracı uzun süre bendeydi. Onu teslim edecektim. Cumartesi günü vermek istedim. O gün işi olduğunu, pazartesi verebileceğimi söyledi. Ben de olay günü arabayı yıkatmaya verdim. Mısır ekeriz, ona da domuz gelir, o nedenle silah bulundururum. Silahı arabanın altına koymuştum. Aracı yıkamaya verirken onu unutmuştum. Yıkamacıdaki çalışanlar alır diye geri döndüm, silahı geri aldım. Ordu evinin oradaki camiye gittim. Tadilat varmış. Hunat Camii’ne gittim. A.E. ile aracını teslim etmek için buluşacaktım. Olayda ölenlerle karşılaştım. Onları görmezden geldim, kafamı yere eğdim, gidiyordum. S.Y., ‘Boynunu eğmeye başladın mı? Geç kaldın’ dedi. Ben yıldım. Ailemi alıp her şeyi burada bırakıp gidecektim. ‘Neden böyle yapıyorsunuz?’ dedim. ‘Vurun’ dedi. Üçü beni sardı. Hepsi de bıçak çekti. Üçü beraber saldırdılar. Ben kendimi korumak istedim. Ortalık karıştı. Silah elimde, sigorta gitmiş gibiydi. Nerede, nasıl yaptığımı hatırlamıyorum. Ben gidecektim, öyle bir şey yapmak istemedim. Silahı elime aldım. Ne olduğunu hatırlamıyorum. Ben kendime yarım saat kadar sonra geldim. Ben olayın kahramanı değil, mağduruyum. Hayatım tersine gitti. Camiye sığındım. Allah’ın huzurunda yemin ederim, plan yok. Yurt dışına gitmek gibi bir planım yoktu. Olaydan sonra ciğerim yanana kadar koştum. Sonra arkadaşımı aradım. Beni bir akaryakıt istasyonuna kadar götürdü. Oradan bir TIR sürücüsünden yardım istedim. O tarafa gittim. Cenab-ı Allah beni yurt dışına götürdü. Sınırı da atla geçtim. Ben nereye ateş ettiğimi hatırlamıyorum ki. Ben ateş ettiğimi hatırlamıyorum ki. Olayda kullanılan silahı, olaydan sonra beni götüren arkadaşıma attırdım. Olaydan önce ben, karşı tarafın bana yaklaşmaması konusunda karar aldırdım. Ben öldürmek istemedim. Aramızdaki ihtilafın İldem’deki arazi anlaşmazlığıyla ilgisi yok” diye konuştu.
MÜŞTEKİ S.Y.: SANIK OLAYDAN ÖNCE BİRİLERİNE ‘KATLİAM YAPACAĞIM’ DİYOR
Müştekilerden R.Y., “Sanığın söyledikleri yalan. Üç yıllık evliliğimiz vardı. İki senesi karşı tarafın baskısı ve tehditleriyle geçti” dedi. Müşteki A.Y. ise, “Aynı gün üç canı toprağa verdik. İldem’de üç kardeşe arazi alındı. Kanunen tapu üçe bölünmüyormuş. Güvene dayalı olarak M.Y.’nin babası O.Y.’ye verildi. O da ‘Hissenizi vereceğiz’ diye söyleyip durdu. Bunun babası taşınmazları hep kendine aldı. Eşim öldüğü için çocukların hakkını talep ettik. Küçük oğlum hep bunların zorbalıklarını anlattı. Çocuklarım sürekli bunların zorbalıklarına maruz kaldı. G.M.Y. beni aradı. O.Y. ve tutuklu sanık M.Y. araçla sıkıştırıp tehdit etmişler. Tutuklu sanık saldırgan birisi. Onun çocuklarıma bir şey yapmasından korktum. G.M.Y. dişçiye gitmişti. Dayısı S.Y. ile ağabeyinin de orada olduğunu söyledi. Yarım saat sonra olayı duydum” dedi. Müşteki O.Y., “Kendisi, ‘Bunların kanını pekmez gibi akıtacağım’ derdi. Dediğini de yapmış. 2020 yılındaki olayda bunların hayvanı suyun içindeydi. Ben şehir merkezine gittim. İki saat sonra döndüğümde benim hayvanlarım hâlâ çevredeydi. Bunlar geçmeyince ben hayvanlarımı aradan geçirmek istedim. Sanığın babası O.Y. bana saldırdı. Değnekle kafama ve boynuma vurdu. Jandarmaya verdiği silahta benim parmak izim yok. Hiçbir şey yok. Petrol istasyonunda denk geldiğimiz olayda üzerindeki kıyafeti çıkarıp çırptı. Sonra tartışma çıkardı. Amaçları bizleri sindirip buralardan göndermek. Babam öleli yedi gün olmuştu, taziyeye gelenler de vardı. Orada kardeşime tüfek çekmişlerdir. Maddi yönden de psikolojik olarak da bizi bitirdi. En ağır cezayı almasını istiyorum” dedi. Müşteki S.Y., “Kendisi olayı planlayarak yapmıştır. ‘Ben katliam yapacağım’ diyor. Sürekli silahlı gezip sağı solu tehdit ediyorlar. Sürekli öldürme peşindeydi. Öldürdü. ‘Soğudu mu ciğerin?’” ifadelerini kullandı.
TARAF AVUKATLARI ARASINDA GERGİNLİK ÇIKTI
Müşteki avukatı konuşmasını yaparken sanık avukatı sözlerine itiraz ederek tepki gösterdi. Duruşma salonunda avukatlar arasında kısa bir tartışma çıktı. Müşteki ailenin avukatlarından Ramazan Bedir, “Olay şehir merkezinde gerçekleştirilmiştir. Maktullere birden çok kurşun isabet etmiştir. Bir mizansenden bahsediyor ama biz buna katılmıyoruz. Tasarlayarak öldürme suçundan cezalandırılmasını talep ediyoruz” dedi. Savcı, mütalaasında sanığın cezalandırılmasını talep etti. Mahkeme heyeti, eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.