İş insanının hayatını kaybettiği olay nedeniyle açılan davanın ilk duruşması görüldü
KAYSERİ(1HA)- Akin Mahallesinde iş insanı Mustafa Yerli’nin hayatını kaybettiği olay nedeniyle açılan davanın ilk duruşması görüldü.
İlyas Kaplan·

Olay, 18 Ekim 2025 02.30 sıralarında Kocasinan ilçesi Akin Mahallesi'nde meydana geldi. Müteahhitlik yapan Mustafa Yerli (32) ile aralarında husumet olduğu iddia edilen iş insanı E.T.(49) karşılaştı. Taraflar arasında çıkan tartışma, silahlı kavgaya dönüştü. Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye jandarma ve sağlık ekibi sevk edildi. Sağlık ekibinin kontrolünde iş insanı Mustafa Yerli’nin hayatını kaybettiği belirlendi. Olayın şüphelisi E.T. jandarma ekipleri tarafından yakalandı. E.T. daha sonra tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olay nedeniye tutuklu sanık E.T.’nin oğlu tutuksuz sanıklar E.T., B.Ö., D.E., H.B. ve T.Ö.’nün yargılanmasına başlandı.
TUTUKLU SANIK E.T.: KEŞKE BU OLAY OLMASAYDI
Tutuklu sanık E.T., “Maktülün kız kardeşi bizim orada oturuyor. Oradan tanırım. Aramızda arkadaşlık da vardı. Mavi aracı tanımıyorum. Benim galerim var, Saraycık mahallesinde. Orada mangal yaktık biraz alkol aldık. Orda H.B., Ö.A. ve ben şirket aracı ile çıktık. Akin köyüne gidecektik. İleriden dönecektik. Kavşakta sağ tarafımıza bir araç geldi. Bizim bulunduğumuz aracı kullanan çalışanım H.B.’ye ‘önce bu araç geçsin sıkışacak’ dedim. Arabadakilere ‘tanıyor musunuz?’ dedim. Kimse tanımıyordu. İçinde de kimse görünmüyordu. Yavaşladı biz onu geçerken yeniden hızlandı. Biz köye gitmek için çevreyola döndük. O araç düz gitti. H.B.’yi evine bıraktık, köye doğru yola çıktık. Oradan da Ö.A.’yı köydeki evine bıraktık. R.G. aradı. Onunla konuşuyorduk. K.S. geldi. Maktulün kız kardeşinin oğlu E.Ss geldi. Ona ‘bizi bir araba takip etti, kimin bu’ dedim. K.S. ‘bu aracı E.S. kullanıyor’ dedi. Sonra R.G. ayrıldı. Alkolümüz bitmişti. Eşimi aradım içki sordum. Gittim onu aldım. Ben oradan arkadaşım E.D.’nin yanına gidecektim. Çok çevirme olur diye muhtarlığın önünde beklemeye koyuldum. Ben orada otururken bir duble içki doldurdum. Kimsenin kullanmadığı sol arka taraftaki yoldan bir araç geldi. Köyün içine girmeden yavaşladı. Tanıdım Mustafa Yerli’nin aracıydı. O araç tekrar Kayseri yönüne ilerledi. ‘Başıma iş açacaklar’ dedim. O sıra ağabeyim E.T.’yi aradım. Tutuksuz sanık oolan oğlum E.T.’yi de aradım. Ben her ikisine de ‘akşamdan beri takip ediyor başıma iş açacaklar’ dedim. Eşimi aradım ‘çay hazırla geliyorum’ dedim. Az ilerledim mavi araç tekrar geldi. ‘Mustafa Yerli’nin bulunduğu arazi aracı gelecek bunlar beni sıkıştıracak’ dedim. Evime 100 metre kalmıştı. Mavi araç yolun sağına ben yolun soluna durdum. Yüklü para falan taşıdığımızda yanımıza aldığımız silahı arabaya koymuştuk. Perşembe Malatya’dan ihale aldım. Olay gün olan Cuma günü de onun yüklü miktarda olan bedelini ödeyecektim. Oğlum olaydan önce gelmedi. Ağabeyim olaydan önce geldi ‘Gece saat 02.00 olmuş sen ne geziyorsun? Sabah ola hayrola, git eve yat’ dedi. Bana kızdı gitti. Diğer bir aracın daha da gelip beni sıkıştıracağını düşündüm. Silahı alıp almamakla tereddüt ettim. Mustafa Yerli küfür ederek benim aracıma doğru arka taraftan geldi. Silahı sağ yolcu koltuğu altında alıp belime takip indim. ‘Sen kime küfür ediyorsun’ dedim. Yumruklaştık. Beni itekledi. Ayağım takıldı, elimin üstüne düştüm. Elini beline attı. ‘Bu bana silah çekecek’ diye çıkartıp boşa bir el sıktım. Baktım bu beni vuracak. Belinden silahı çıkartıyordu 3-4 el sıktım. Ben arabadan geç indim. Ateş ettikten sonra biri camiinin üstünden köye doğru kaçıyordu. Üçüncü kişiyi hiç görmedim. Ben onları görmedim ki ateş edeyim. Panikledim. ‘Arabaya binip kaçayım mı?’ diye düşündüm beyaz araç sandım. Baktım oğlum E.T. gelmiş. O da yerde yatanı ben sanmış. ‘Baba sen ne yaptın?’ dedi. Bende ‘onlar beni vuracaklardı, yoksa’ dedim. ‘Ben mecbur kaldım sıktım’ dedim. Oğlum geldiğinde silah elimdeydi. ‘Sen evine git’ dedim. Oğlum E.T. Arabadan inmedi. Orada fiziksel bir temasımız olmadı. Evde kadınlar var diye eve gitmedim. Arabama bindim çocukluk arkadaşım B.Ö.’nün çiftliğine gittim. Cama vurdum çoban uyandı. ‘B.Ö. nerede?’ dedim. ‘Hafta sonu olduğu için evde ailesi geldi’ dedi. Bende ‘B.Ö.’yü kaldır, çocuklar görmesin’ dedim. Ona da ‘arabaya bin anlatırım’ dedim. ‘Çocuklar varsa beni galerinin oraya bırak’ dedim. Araca bindik. ‘Arkadaşım E.D.’yi ara beni alsın’ dedim. B.Ö.’ye ‘bunlar beni takip ediyorlardı. Gece 02.00 gibi köye geldiler’ dedim. B.Ö. ‘perişansın iyi misin?’ dedi. ‘Silah sıktım durumu ne bilmiyorum’ dedim. Ankara yolunda B.Ö.’nün kullandığı araçtan indim. E.D. arkadaşım beni aldı. ‘Ne bu halin?’ dedi. ‘Köyde kavga ettim’ dedim. Onlara gittim üzerimi değiştim bir kaç saat uzandım. Sonra onlar çıkacaktı ben de çıktım. Mustafa’nın yaşayıp yapamadığını bilmiyordum. E.D.’nin telefonundan çalışanım H.B.’yi aradım. Yanında dayımın oğlu T.Ö. varmış, ‘o da gelsin’ dedim. Onlar da Kayseri Şehir Hastanesi yakınlarından beni aldılar. Onlar olayı duymuşlar. Mustafa Yerli’nin durumunu bilmiyorlardı. Ağabeyim E.T.’yi aradım. ‘Ben de bilmiyorum ama ölmüş diye duydum’ dedi. T.Ö.’nün evine geçtik. Uyuyamamıştım ne yapacağımı da bilmiyordum ‘teslim olacak mısın?’ dediler. ‘Ne yapacağımı bilmiyorum’ dedim. H.B.’ye ‘şeker haplarım yok, üstüme başıma da bir şeyler al’ dedim. T.Ö.,H.B.’yi ağabeyinin çağırdığını söyledi. ‘Ne yapayım?’ diye düşünüyordum. T.Ö’ye ‘kapıyı aç jandarma geldi, yapacak bir şey yok’ dedim. Silahı verdim üstümü giydim karakola gittik. Aramızdaki husumet 2025 Ramazan Bayramında başladı. Mustafa Yerli’ni yeğenlerimden ikisini bıçakla yaralamıştı. Aramıza bundan dolayı husumet girmişti. Ama 3-5 ay hiç bir sıkıntı yoktu. Sonrasında bunlar sosyal medyadan tehditler ettiler. Ortak arkadaşlarımızdan tehdit sözleri duyuyorduk. Arabadan iner inmez sıkmadım. Araçlardan indik aramızda temas gerçekleşti hatta ben darbe aldım. Keşke bu olay olmasaydı. Çok pişmanım. Tutuksuz yargılanmak istiyorum” diye belirtti. Tutuklu sanık E.T.’nin oğlu tutuksuz sanık E.T. ise, “Tutuklu sanık benim babam olur. Bu olaydan yaklaşık 1 hafta önce ihaleden arsa aldık. Cuma günü ödemenin kalanını yapacaktık. Olay günü ben tarlada mısır biçiyordum. Babam, ‘tarlada çamur var arkadaşlarını al gel’ dedi. Galeride mangal yaktık. Saat 17.30’da oradan çıktık. Köye geçtik. Gece 02.30 gibi telefonum çaldı. Babamın aradığını duydum. Mavi bir aracın kendini takip ettiğini söyledi. Bunun husumetlilerimizle alakası olup olmadığını sordu. Bilmiyorum? dedim. Annem de babama çay demlemek için kalkmış. Beyaz bir araç evimizin yakınından müzik sesi açarak yavaş yavaş geçiyordu. Merak ettim evden çıktım. Bahçeye gittim, genellikle babam orada otururdu. Eve çıkarken 2-3 el silah sesi duydum. Sese doğru gittim 2 araç yan yana duruyordu. Biri kanlar içinde yatıyordu. Bizim aracı da gördüm. Yerde yatanı babam sandım. Sonra babamı gördüm. ‘Sen naptın?’ dedim. ‘Ne yapayım? yoksa onlar beni öldürecekti’ dedi. Ben hiç inmedim. Bu kim dedim. Mustafa Yerli dedi. O anki panikle eve geçtim. ‘Amcamlara mı? gitsem’ diye düşündüm. Eve geldiğimde babama çay hazırlayan annemi çağırdım. Olayı yüzeysel olarak anlattım. ‘Bir şey yok’ dedim. Babamdan haber bekledim. Kısa süre sonra kapının önünden cam kırılma sesleri geldi. Traktörümüzün ve aracımın camlarını kırıyorlardı. Eve taş gelmeye başladı. Gardrobu açtım. Bulundurma ruhsatlı silahımı aradım, yoktu. Av tüfeğini aldım. Kapı tekmeleniyordu. Tüfeğe fişek bastım baktım jandarma geliyordu. Tüfeği yerine koydum. Jandarma ‘evde durun’ dedi. Zaten bir kaç saat sonra beni aldılar. Ben babamla temas etmedim. Bende nasıl svap çıkmış anlamadım. Tüfeği yaban hayvanları uzaklaştırmak için kullanıyorduk. Ondan bulaşmış olabilir. Olaydan sonra amcamlara giderken geri döndüm. Kimseyi de aramadım” ifadelerini kullandı. Tutuklu sanık E.T.’nin arkadaşı tutuksuz sanık B.Ö., “Tutuklu sanık çocukluk arkadaşım olur. Maktül de tutuklu sanıkla ortak arkadaşımdı. Ben çiftlikteydim. Ailem de oradaydı. Onlara mangal yaptım. Tutuklu sanıkla aramız biraz limonu idi. Tutuklu sanık gelmiş. Çalışanım Y.Ö. onu içeri almış. Beni kaldırdı. Kaç gündür mesafeli olduğumuz için ‘hayırdır inşallah’ dedim. Baktım çok kötüydü. Burnu, eli yaralıydı. Üzerinde kan vardı. ‘Arabaya bin sür’ dedi. ‘Beni galerinin otarafa götür’ dedi. ‘Ne oldu?’ dedim. ‘Köyde dövüştük’ dedi. Yolda E.T.’nin arkadaşı E.D.’yi aradı. Ona Ankara yolu üzerinde bir fabrikaya gelmesini söyledi. Ben ısrar ettim ne olduğunu söylemedi. Bırakacağım yere yaklaşınca ‘Mustafa Yerli’ye ateş ettim, isabet edip etmediğini bilmiyorum’ dedi. ‘Bir şey olduysa işe güce sen bak’ dedi. Ben orada indirdim. Bir aracı gördüm ama içinde E.D. var mıydı yok muydu bilmiyorum. Sabah avukatımı aradım. Ölüm olayını sabah 10.00 -10.30 gibi öğrendim” ifadeleirni kullandı. Tutuklu sanık E.T.’nin arkadaşı tutuksuz sanık E.D., “ Tutuklu sanıkla 7 aydır tanışırım. Olaydan 2 gün önce Malatya’dan gelmiştik. Kendisinin ehliyeti olmadığı için aracı ben kullanıyordum. O gün köylülerini ağırlamış. Akşam 20.00 gibi ben iş yerine gittim. İki saate yakın durduk. Aramızda ufak çaplı bir tartışma yaşadık. Tartışınca ben tek başıma ayrıldım. Onlar da H.B. ve Ö.A. ile ayrıldı. Öndeki araç yanlış dönünce ben de ona uydum. Bunlar yanımdaydı, mavi araçta arkadan geldi. Ben evime gittim. Gece yaşananlardan haberim yok. Saat 04.00-04.10 gibi telefonum sessizdeydi. Işığı yanıyordu, ona uyandım. E.T.’nin çalışanı arıyordu. ‘B.Ö.’nün engelini kaldır arayacakmış’ dedi. Ben aradım. E.T. çıktı. ‘Beni görünce korkma Ankara yolunda bir fabrikanın önünden al’ dedi. Gittiğimde B.Ö. ağabey oradaydı. E.T. benim aracıma gelirken far nedeniyle elini yüzünü gördüm. Kan vardı. E.T. bindi, ‘ne oldu seni iyi benzetmişler’ dedim. Aracı kendisi kullandı. Arabada sordum mavi araba mı? dedim. O da ‘evet kavga ettik’ dedi. Benim evime gittik. Duşa girdi. Sonra beraber çıktık. Annemlere geçtik. Bir birimize küs idik ve alkollüydü, o nedenle söylemedi. Silahtan falan bahsetmedi. Orada biraz uyurken ben çıktım. Şüphelendim. B.Ö.’yü aradım ‘ben bilmiyorum, tartışmışlar’ dedi. Annemlere gittim, sanık E.T. uyuyordu. Jandarma aradı evimde arama yapacağını söyledi. Ben de E.T.’ye söyledim. Panik oldu ve çıktı. Ben ticari taksi kullandığım için bana para göndermişti. Silahı Malatya’da bir kere görmüştüm. Olay günü de yeleğini çıkartırken gördüm” dedi. Tutuksuz sanık H.B. de, “ Ben tutuklu sanık E.T.’nin çalışanıyım. Ben olayı görmedim. Mangal sonrası iş yerinden ayrılırken aracı ben kullanıyordum. Ben sanık E.T. ve Ö.A. ile çıktık. Kavşakta mavi araç yanımda yakın şekilde durdu. Sanık E.T., ‘bunlar önden kalksın çıksın’ dedi. Ben hızlandım o hızlandı, ben yavaşladım o yavaşladı. Dörtlü yaktı az yavaşladı. OSB kavşağından biz döndük. Diğer araba direk geçti. Beni evime bıraktılar. Pazar günü R.T. ve F.Ö. ile Çevril’e gidecektik. Bir kavga olduğunu duyduk ama detayını bilmiyorduk. R.T.’yi köyünde bıraktık biz Akin’e gittik. Muhtar E.T.’nin evine gittik. Sorduk ‘bir vukuat var detayını bilmiyorum’ dedi. Balkona geçtik. E.D.’nin numarasından patronum E.T. aradı. ‘E.D.’nin hesabına 10 bin TL atın’ dedi. ‘Bunaldım beni alın’ dedi. Şehir hastanesinin oradan aldıkl. Ne olduğunu sorduk, ‘kavga ettim’ dedi. T.Ö. ‘nereye gidelim?’ diye sordu. E.T. de ‘farketmez’ dedi. Sonrasında T.Ö.’nün evine gittik. Ben E.T.’de silah görmedim. Evde yiyecek bir şey yok tu. Hem de E.T.’nin şeker ilacı yokmuş. Alış veriş yaptık. Mimarsinan TOKİ’deki eve gittik. O sıra ağabeyim aradı 2 kez. Eve gelmemi söyledi. Ben de ticari taksi ile eve gittim” diye belirtti. Tutuklu sanık E.T.’nin yeğeni tutuksuz sanık T.Ö., “Mangal yapıldı, R.T., ben ve R.T.’nin çocuğu E.T. ile oradan ayrıldık. Ben onları Talas’a bırakıp Mimarsinan Mahallesine gittim. Ertesi gün ağabeyim Y.Ö. aradı. ‘Jandarma dolanıyormuş dün olay olmuş’ dedi. ‘Ben evdeyim’ dedim. Dün ne oldu diye H.B.’yi aradım. Onunla komşumuz olan muhtar E.T.’ye gittik. Sonra H.B. beni çağırdı. ‘E.D.’ye para göndereceğiz’ dedi. Benden para istedi. Ben de 10 Bin TL gönderdim. H.B., dah sonra ‘E.T’yi alacakmışız’ dedi. Şehir hastanesinin oraya gittik. Arabaya bindiğinde yüzünde iz vardı. ‘Nereye gidelim’ dedim. ‘Dinlenebileceğimiz bir yere gidelim’ dedi. Eşofman verdim. Çamaşır istedi. Yemek yaparken H.B. aradı, o da gitti. Biz yemek yerken sordum. ‘Galeriden beri beni takip etmişler. Bana sıkacaklardı ben sıktım ama ne olduğunu bilmiyorum. Zaten teslim olacağım’ dedi. Sonra jandarma geldi. Jandarma benim telefonu almaya geldi. Ben de içeri buyur ettim. Tek ekip gelmişler takviye istedi. O da silahla birlikte teslim oldu. Sanığın birine ateş ettiğini yemek yerken öğrendim” dedi.
MÜŞTEKİ B. YERLİ: KARDEŞİMDE ASLA SİLAH YOKTU
Olayda hayatını kaybeden Mustafa Yerlinin ağabeyi müşteki B. Yerli ise, “Maktul benim kardeşim olur. Olayı görmedim. Olay hakkında bu söylenenlerin çoğunu çürütecek şeyler var. Kardeşimde asla silah yoktu. Biz silah taşımayız. Bizim bu tarafla hiç alakamız yok. M.S. ile karşı tarafın bir tavrı var. Karşı taraf onları da M.S ile aynı gözle görürler. M.S. muhtar arasında araba ticareti nedeniyle bir alış verişi var. M.S. bu nedenle ara ara parasını istiyor. İlk belirtilen olayda adı geçenler hep arkadaş. Bunlar alkol almışlar gençler kendi aralarında kavga etmiş. E.S.’yi dövmüşler o da bu sinirle bıçak bulmuş ciddi olmayacak şekilde çizmiş. Mustafa ile M.S. bir arada oturuken böyle böyle bir olay oldu. Argıncık karakoluna gidiyorlar. Karakol önünde Mustafa Yerli ve M.S. araca yaslanmış olarak dururken E.T. geliyor. M.S’ye ‘seninle görüşeceğiz’ diyor. M.S. ‘araba benim zaten parasını da ödemedin’ diyor, aracın tavanına vuruyor. Muhtar E.T. bunu etrafına anlatıp kışkırtıyor. Bunlarında ticarette falan bir istememezlikleri vardır. Mustafa Yerli, M.S.’nin yanında olduğu için ona da husumet duyuyorlar. 2005’de işlenen cinayeti biz bilmeyiz etmeyiz. Onların galerileri ile depomuz arasında 500 metre – bin metre messafe var. İster istemez oradan geçmek zorundayız. Orada araçlar illaki denk gelir. Araçta E.S. ve arkadaşının yanında kız arkadaşları var. Takip gibi bir şey söz konusu değildir. Olay nedeniyle sanıklardan şikayetçiyim” ifadelerini kullandı. Müşteki avukatları ise, “Kamera kayıtlarında edilen ateş ve gelenler gidenler bellidir. Savcı iddianamesinde çelişki vardır. Husumeti inkar etmiyoruz. Bundan da haksız tahrik çıkmaz. Olay günü mangal ve alkollü günü düşünelim; husumet vardır. Sanığın 23.15’te olay mahalinde beklediğini anlıyoruz. Daha sonra hata kayıtlarından oğlu, ağabeyi, R.G., K.S. geliyor. Sanığın aradaki bu husumeti gelenlere anlattığını görüyoruz. Silahı oğlunun getirdiğini kamera ve svaptan anlıyoruz. Otopsi raporunda ölünün tek bir ateşle olduğu belirtiliyor. Diğer sanıklar tutuklu sanık E.T. darp edildiği söyleniyor. Maktulün tırnak içlerinden alınan numunelerde başkasına ait deri ve doku örneği yok. Jandarma kamera kaydı soruyor 7-8 kamera kaydının o gece yağmur ve şimşek nedeyle arıza verdiği söyleniyor” diye konuştu. Tanıklar dinlendi. Daha sonra mahkeme heyeti sanıkların mevcut hallerinin devamına karar vererek eksiklerin giderilemsi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.