Komşular arasında çıkan bıçaklı kavga nedeniyle açılan davanın ilk celsesi görüldü
KAYSERİ (1HA) – Kayseri’de komşular arasında otopark nedeniyle çıkan bıçaklı kavga nedeniyle açılan davanın ilk celsesi görüldü.
İlyas Kaplan·

Olay, 17 Nisan 2026'da Keykubat Mahallesi Güllübahçe Caddesi üzerinde meydana geldi. Cadde üzerinde bulunan bir apartmanın otoparkı nedeniyle çıkan tartışmada P.N. ve ağabeyi A.N. ile A.K. ve B.K. (baba-oğul) arasında bıçaklı kavga çıktı. Yaralamalı kavga nedeniyle dava açıldı. Davanın ilk duruşmasına müşteki-tutuklu sanıklar P.N. ile A.N. katılırken, müşteki-tutuksuz sanıklar A.K. ile B.K. katılmadı. Taraf avukatları mahkemede hazır bulundu.
MÜŞTEKİ-TUTUKLU SANIK P.N.: EVİME GELEN ŞAHISLARA KARŞI AİLEMİ SAVUNMAK İSTEDİM
Mahkemede savunması alınan müşteki-tutuklu sanık P.N., “Diğer müşteki-tutuklu sanık A.N. ağabeyim olur. Ben ailemle olayın yaşandığı apartmanın giriş katında otururum. Ağabeyim A.N. ise 2'nci katta oturur. A.K. dördüncü katta, babası B.K. ise karşı dairede oturur. Bizim binada 10 daire var. Bizim şahsımıza ait tek araç var, onu da ağabeyim ve ben ortak olarak kullanırız. A.K. otoparka bazen 2, bazen 3 ya da 4 araba getirirdi. Araba tamir ettikleri için bu sayı değişir. Ortalama 3 araç park eder. Olay günü ağabeyimle çarşıda yemek yedik. Ağabeyimin eşi aradı, kahve yaptığını söyledi. Binanın toplam 4 araçlık otoparkı var. Yer bulamadık. İkisi kendisinin, biri de tamir ettiği olmak üzere 3 araç gördük. A.K.'nin aracının arkasına park ettik. İsteseydi çıkma şansı yoktu. Aracı koyacak yer bulamadık. Mağdur olmaması için çıktık, konuşacaktık. Bir ay kadar önce de konuştuk, bize ‘başka yere koyun’ dedi. Kendisi araçları oraya koyması gerektiğini söyledi. Ağabeyimin dairesinin önüne geldik, 2'nci kata. Ben içeri girdim, ağabeyim de konuşacağını söyledi, yukarı çıktı. Öncesinde megafondan bastık, konuşamadık. Yeğenim babasını görmek istedi, kapının önünde beklemeye başladı. Biz mutfakta otururken kapının önünde yeğenimle bekleyen kardeşim hem bağırışma hem küfür sesleri geldiğini söyledi. ‘Ne oldu?’ dedim. ‘Sanırım birbirlerine bağırıyorlar’ dedi. Aramız iyi olduğu için önemli bir şey olmadığını düşünerek evde beklemeye başladım. Kapı sert bir şekilde kapandı. Ağabeyim aşağı, yanımıza indi. Ne olduğunu sordum. ‘Bu saatte kapıma bunun için mi geldin?’ diye sinirlenmiş. Saat 23.40'tı. Ağabeyim ‘3 araç koymuşsun, birini çek de biz koyalım’ demiş. O da buna sinirlenip küfür etmiş. Ağabeyim aşağı inmiş. Kahvemizi içmeye başladık, 1-2 dakika sonra kapımız vurulmaya başlandı. Kız kardeşimle ağabeyimin eşi kapıyı açmaya gitti. A.K.'nin eşi olan Z.K.'nin kapıda olduğunu söyledi. Z.K., eşi A.K.'nin burada olup olmadığını sormuş. Kardeşim ‘yok’ demiş. Z.K., eşinin elinde bir hışımla bıçakla çıktığını söyledi. Bunu biz de duyduk. Karşı binada babasını kaldırıp geleceğini düşündük. A.K.'nin eşini gönderdik. Babası B.K. ile A.K. kapıya sert bir şekilde vurarak bağırmaya başladılar. Kapının deliğinden baktık. A.K. ve babası B.K.'nin elinde bıçak vardı. ‘Kapıyı açın, sizi öldürmeye geldik’ diyorlardı. Kapıya vurup tehdit etmeye devam ediyorlardı. Kapıyı kilitledik. Kız kardeşimle yengeme 112'yi aramalarını söyledik. İki-üç dakika geçti, 7 kilometre uzaklıktaki Selimiye Karakolu'ndan hiç bir polis gelmedi. 5 dakika geçti. Zemin katta oturan babam sanırım sesi duydu. ‘Ellerinizdeki bıçaklar ne? Kapıyı niye yumrukluyorsunuz?’ dedi. A.K. de ‘A.N.'yi bıçaklayacağım’ dedi. Babam da ‘Ellerinizdeki bıçakları bırakın. B.K., sen çocuğunu al, ben de benimkilerle konuşayım’ dedi. Kapının önünde sessizlik oldu. Babam dışarıdan seslendi, ‘Tek ben kaldım, açın’ dedi. Biz kapıyı açınca A.K. ile B.K. koşarak merdivenlerden inip babamı savunmasız bırakıp ellerinde bıçaklarla eve girip antreyi geçerek bizim bulunduğumuz salona kadar geldiler. Annem yeğenimi alıp başka odaya girdi. A.K. etrafa bıçak sallıyordu. B.K. de bana doğru bıçak salladı. Bizim elimizde bıçak yoktu. Ağabeyim sonradan mutfak tezgahından meyve bıçağı aldı. ‘Senin çocuğun var’ dedim, elinden bıçağı aldım. Sesleri duyan tanıklar geldi. Diğer tarafı yatıştırmaya çalıştı. B.K.'nin salladığı bıçakla elimden yara aldım. Kafama darbe aldım. Parmaklarım kesilince mutfak tezgahına bıraktığım bıçağı geri aldım. Ağabeyimle bizi korumak için B.K.'ye salladım. İkisine de benim salladığım bıçak darbesiyle yaralanmış olabilir. Antrenin ışığı loştu. Bıçağın değdiğini hissettim. Ama çizdi sandım. Ağabeyimin elinde bıçak yoktu. Babam ağabeyimi sakinleştirmek için balkona çıkarmıştı. Ağabeyim A.K.'nin bıçak darbeleriyle yaralandı. Onları tanıklar H.Y. ve E.Y. çıkardılar, yürüyerek evlerine götürdüler. Üstüme atılı suçu kabul etmiyorum. Kimsenin canına kastetmedim. Ben gece yarısı evime gelen şahıslara karşı ailemi meşru müdafaa kapsamında savunmak istedim. Polis ekipleri geldi. O zamana kadar evden hiç çıkmadık. İlk başta ağabeyim ile kavga etti. Ağabeyim darp edilince babam tarafından balkona götürüldü. Ben yaralandım. Evimiz basılıp bıçakla saldırılmıştır. Kendimi ve ailemi savunmak istedim” diye belirtti.
MÜŞTEKİ-TUTUKLU SANIK A.N.: ELİMDEN VE KOLUMDAN YARA ALDIM
Mahkemede savunması alınan müşteki-tutuklu sanık A.N., “Diğer müşteki-sanık P.N. kardeşim olur. Biz 5 senedir o apartmanda oturuyoruz. A.K. ile aramızda husumet yoktu. Saat 02.00'de, 03.00'te çorba içmeye gittiğimiz oldu. Sanık A.K. aracı 1-2 idi, sorun olmuyordu. Önceden binanın otoparkında kepçe veya forklift de tamir ederdi. Olay günü yer bulamadığımız için arabayı mecburen onun aracının arkasına park ettik. Benim evimin olduğu kata çıktık. Ben aramızdaki samimiyetten dolayı yukarı çıktım. ‘Ben sabah senden önce servisle işe gideceğim, mağdur olma. Aracın birini çekersen ben oraya koyayım’ dedim. ‘Bunun için mi geldin? Araba falan çekemem’ dedi, küfür etti, kapıyı kapattı. Ben de ikametime gittim. Biz babama kapıyı açtığımızda onu tepeleyerek içeri girdiler. Elimden ve kolumdan yara aldım. Onların ikisinin elinde de bıçak vardı. Onlar eve girdiğinde sinirlenip bıçak aldım. Ama geri bıraktım. Babam ve komşularımız hem onları hem beni tutuyordu. Babam beni balkona götürdü. Arbede sırasında babam da kardeşim de darp edildiğini söylediler. Eşim ve kardeşim de üzerlerine bıçak sallandığını söylediler. Çocuğumun yanına vardım. Biz oradan çıkınca önce yukarı çıktılar. Sonra aşağı indiler, bina önünde ‘Köydekileri arayın gelsin. Bıçakları kaldırın’ diye söylediler. Polise bunu defalarca söyledim. Olay yüzünden evimi taşıdım. Babamın evini de satılığa koydum” dedi. Tanıkların aleyhe olan hususlarını kabul etmediğini belirten A.N., tahliyesini ve beraatini talep etti. Tanıklar dinlendi. A.K. ve B.K.'nin avukatı ise, “Tanık beyanlarında aleyhte olan hususları kabul etmiyoruz. Sanık yakınlarının tanıkların ifadeleri yanlıdır. Soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki ifadeler çelişkilidir. Kendi içlerinde dahi çelişkilidirler. Evlerine bıçakla giren, kendilerini yaralayan şahıslardan şikâyetçi olmamaları hayatın olağan akışına aykırıdır” diye belirtti. Müvekkillerinin neden duruşmaya gelmediklerinin sorulması üzerine, “Biri hastanede, diğeri de o hastanenin servis şoförüdür. O nedenle gelmediler” yanıtını verdi. Mahkeme heyeti, gelmeyen müşteki-tutuksuz sanıklar A.K. ile B.K.'nin zorla getirilmesine ve eksiklerin giderilmesine karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.