Siyaset

Saadet Partisi Genel Başkanı Arıkan, “Mekke Anlaşması kardeşliğe gölge düşürmemeli”

KAYSERİ (1HA) - Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan TBMM’de gerçekleştirilen grup toplantısında “Mekke Savunma Anlaşması” konusundaki uyarılarını dile getirerek, “Mekke anlaşması: kardeşliğe gölge düşürmemeli” dedi.

Özgür Aydoğdu·
Saadet Partisi Genel Başkanı Arıkan, “Mekke Anlaşması kardeşliğe gölge düşürmemeli”

Saadet Partisi Genel Başkanı ve Kayseri Milletvekili Mahmut Arıkan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gerçekleştirilen grup toplantısında ülke ve dünya gündemine dair açıklamalarda bulundu.

Genel Başkan Arıkan, TBMM’ye dün sunulan Mekke Anlaşması ile ilgili yaptığı açıklamada, “Öncelikle şunu ifade etmek isterim: Saadet Partisi olarak, İslam ülkelerinin her alanda ve her zeminde bir araya gelmesi; en büyük hayalimiz, en önemli hedefimizdir. Zira İslam coğrafyası; Batı’nın yol haritalarıyla değil, kendi öz kaynaklarıyla, kendi aklıyla ve kendi dayanışmasıyla ayağa kalkacaktır. Dolayısıyla, aklı başında hiç kimse, İslam ülkelerinin bir araya gelmesinden rahatsızlık duymaz Ancak! Burada çok önemli bir ayrım var. İslam ülkelerinin bir araya gelmesi başka şeydir, İslam ülkelerinin, birbirine karşı bir araya getirilmesi bambaşka bir şeydir! İslam dünyasında yeni çatışma hatları ve cepheleri açacak, yeni gerilimler, yeni kırılmalar üretecek hiçbir adım atmamalıyız. Bir Müslüman ülkenin güvenliğini sağlamak adına başka bir Müslüman ülkenin güvenliği tehlikeye atılıyorsa, bunun adı dayanışma değil, yeni bir ayrışmadır. Biz böyle bir ayrışmanın parçası olmayız! Bir Müslüman ülkenin güvenliğini, başka bir Müslüman ülkenin güvensizliği üzerine inşa etmeyi kabul edemeyiz” ifadelerini kullandı.

“DERE YATAĞINA AVM YAPARSANIZ SELDEN, FAY HATTINA REZİDANS DİKERSENİZ DEPREMDEN ŞİKÂYET EDEMEZSİNİZ”

 

Arıkan, geçtiğimiz hafta İstanbul’da yaşanan sel felaketiyle ilgili olarak ise, “Geçtiğimiz hafta gözbebeğimiz İstanbul büyük bir sel felaketi yaşadı. Öncelikle yitirdiğimiz canlara Allah’tan rahmet diliyorum, maddi zarara uğrayan tüm İstanbullulara geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Bu süreçte haber metinleri genellikle şöyle yazıldı: “İstanbul’da etkili olan şiddetli yağış, çok sayıda su baskınına, taşkına, heyelana, ulaşım aksaklığına ve can kaybına yol açtı.” Biz haber metinlerinde geçen bu okumanın doğru bir okuma olmadığını düşünüyoruz. Üstüne basa basa söylüyoruz; yağışın şiddeti, yaşanan felaketin tek başına açıklaması değildir. Yağışın miktarı meteorolojik bir olgudur! Bunun; can kayıplarına, su baskınlarına ve büyük maddi zarara dönüşmesinde şehrin ne kadar dirençli bir hale getirildiği belirleyicidir. Yaşanan felaketin hazırlayıcısı; dere yatağına yapılaşmadır, artan beton yoğunluğudur, yağmur suyunun toprağa sızacağı alan bırakılmamasıdır. Dolayısıyla; İstanbul’daki ağır yıkımı “500 yılda bir gelen felaket” mazeretiyle açıklamak, mühendislik bilimini ve şehir planlamasını reddetmek anlamına gelir. Dere yatağına AVM yaparsanız selden, fay hattına rezidans dikerseniz depremden şikâyet edemezsiniz” şeklinde konuştu.

 

Fotoğraf Galerisi

Video