Şehir Hastanesi’nde yüzde 66 engelli hemşireye mobing iddiası
KAYSERİ (1HA)- Şehir Hastanesi bünyesinde hemşire olarak çalışan ve yüzde 66 engelli raporu bulunan Ö.D.Ö.’nün iş yerinde mobinge maruz kaldığını iddia eden Hep-Sen Kayseri Şube Başkanı Nurten Akbudak, “Hep-Sen olarak gerekli hukuki adımları başlatmış bulunmaktayız. Bununla birlikte sorumlularını Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunacağız en kısa sürede. Hiçbir kamu yöneticisi, hiçbir idari tasarruf bir insanın sağlık, yaşam hakkından daha değerli değildir” dedi.
Ali Yalçıntaş·

Hep-Sen Kayseri Şube Başkanı Nurten Akbudak, sendika üyesi olan ve aynı zamanda Şehir Hastanesi bünyesinde hemşire olarak çalışmakta olan Ö.D.Ö.’nün iş yerinde mobinge maruz kaldığını öne sürerek açıklamalarda bulundu. Başkan Nurten Akbudak, Ö.D.Ö.’nün yüzde 66 engelli raporu olduğunu ve epilepsi rahatsızlığı olmasına rağmen 3 yıl boyunca çalıştığı poliklinikten alınarak, ağır iş yükü bulunan ve fiziksel koşulları sağlık durumuna uygun olmayan başka bir servise görevlendirildiği iddiasında bulundu.
Konuya ilişkin Şehir Hastanesi Başhekimlik binası önünde Tüm İş Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Şahin ve Hep-Sen Kayseri Şube Başkanı Nurten Akbudak ortak basın açıklamasında bulundu.
Başkan Nurten Akbudak, “Hep-Sen temsilcimiz, aynı zamanda disiplin kurulu üyemiz, yüzde 66 engelli sağlık çalışanımız; epilepsi tanılı, hipertansiyon, aritmi tanıları ve beyin kanaması öyküsü mevcut olmasına rağmen uzun süredir sendikal faaliyetleri ve sendikal tercihleri nedeniyle idari baskılara maruz bırakılmaktadır. Üyemiz hakkında, sendikal bir faaliyet olan iş bırakma eylemine katıldığı gerekçesiyle soruşturma açılmış, izin talepleri reddedilmiş ve soruşturma sürecinin hemen ardından yaklaşık 3 yıldır sağlık durumuna uygun şekilde çalıştırıldığı poliklinikten alınarak ağır iş yükü bulunan ve fiziksel koşulları sağlık durumuna uygun olmayan bir servise görevlendirilmiştir. Bu görevlendirme sonrasında üyemizin sağlık durumu hızla kötüleşerek, uzun süredir kontrol altında olan epilepsi tanısı, epilepsi nöbetleri yeniden başlamış ve giderek sıklaşmıştır. Bu süreçte defalarca acil serviste tedavi görmek zorunda kalmış, ayrıca psikiyatrik destek almıştır. Nihayetinde görev başındayken art arda epilepsi nöbetleri geçirmiş, acil servise kaldırılmış ve yaşanılan olay kayıtlara iş kazası olarak geçirilmiştir. Üyemizin yaşadığı sağlık sorunları ve görev yerinin, kendisi açısından uygun, açısından oluşturduğu hayati riski defalarca sözlü ve yazılı olarak idareye bildirmesine rağmen görev yerinin değiştirilmesi, sağlık durumuna uygun bir birimde görevlendirilmesi yönünde hiçbir işlem tesis edilmemiştir. Oysa 4688 sayılı kanun açıktır. Kanun gereği, haklı ve somut bir delil belirtilmedikçe sendika temsilcisinin yeri değiştirilemez. Buna rağmen üyemizin görev yeri değiştirilmiş, sağlık durumu göz ardı edilmiş ve sendikal güvencesi fiilen ihlal edilmiştir” ifadelerini kullandı.
Söz konusu olayla ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunacağını ifade eden Başkan Akbudak, “Hep-Sen olarak gerekli hukuki adımları başlatmış bulunmaktayız. Bununla birlikte sorumlularını Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunacağız en kısa sürede. Hiçbir kamu yöneticisi, hiçbir idari tasarruf bir insanın sağlık, yaşam hakkından daha değerli değildir. Hep-Sen olarak üyemizin yanında olmaya, hukuki süreci sonuna kadar takipçisi olmaya ve sorumlular hukuk önünde hesap verene kadar mücadelemizi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz. Sağlık çalışanlarının emeği de, sağlığı da, onuru da sahipsiz değildir” açıklamasını yaptı.
Ayrıca Başkan Akbudak, Hep-Sen üyesi olan bütün sağlık çalışanlarının yerlerinin değiştirildiğini, soruşturma geçirdiğini ve idari baskı uygulandığını iddia etti.
Tüm İş Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Şahin ise “Türkiye'de baskı, dışlama, eziyet maalesef makus talihimiz. Fakat bu makus talihi gerek biz gerekse arkadaşlarımız, bu baskıcı bürokrasinin bacağını kırmak için ki burada şeytanın bacağını kastediyorum, elimizden gelen her türlü çabayı yapıp Türkiye'yi hak ettiği yere birlikte getireceğiz. Şimdi maalesef bu eziyet ve dışlama, hatta insanlık dışı tutum sadece işçi arkadaşlarımıza yapılmıyor. Memurlar da bundan nasibini alıyor. Şimdi burada ortaya çıkan net bir gerçek var. Bir idarede, bir kurumda, bir kuruluşta eğer bir baskı, torpil, eziyet, mobbing varsa orada kalitesiz, liyakatsiz yöneticiler var demektir. Şimdi eğer burada bir baskı oluyorsa buranın yöneticilerinin kalitesizliği anlamına gelir. Bu nettir, tanımı başka türlü olmaz. Eğer bir yerde torpil, torpille işe girmiş birisi liyakatsiz de olsa arkasında birileri var diye kendi çapsızlığını, kendi kalitesizliğini baskıyla örtmeye çalışıyorsa işte biz orada onları ifşa etmeye devam edeceğiz. Bunun takipçisi olmaya da devam edeceğiz. Hiç kimse kendi kaprisleri ve kompleksleri uğruna bu ülkeyi, çalışanların çalışma hayatlarını huzursuz edecek noktaya getiremez. Bu hakka sahip değiller. Eğer kurumunuzda bir sorun varsa bacağınızı kıracaksınız, oturup oradaki sorunlarla ilgileneceksiniz. Kapı kapı dolaşmayacaksınız, bura gezme yeri değil. Bura başhekimlik, hastane ve burada bir sorun varsa sorumlusu kimse, onun arkasında kim varsa biz arkanızdayız. Eğer arkasında biri var diye ona bir şey yapamıyorsanız bize söyleyin. Biz elimizden geleni yapar, o arkasındaki embesilleri de ifşa eder ve buradaki baskıyı kendi vatandaşlarımızın, kendi çalışanlarımızın huzurlu bir şekilde yaşamaları, çalışmaları için elimizden ne geliyorsa yaparız. Bunun takipçisi olacağımız da bilinsin” diye konuştu.